Mustafa Kemal’in bir süreden beri ikinci bir partinin kurulmasını istediği bilinmektedir. O, CHF’ye karşı bir muhafazakâr partinin kurulmasına taraftardır. Ancak Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya gibi çekirdek kadrosundaki aktörler, muhafazakârların sayısı fazla olduğu için bunu tehlikeli bulurlar. Onlar, Mustafa Kemal’e, toplumsal tabanı olmayan ve kolaylıkla alt edebilecekleri bir sosyalist partinin kurulmasının daha doğru olacağını söylerler.
Ekonomisinin yaptırımların etkisiyle bu yıl %11 oranında daralacağı tahmin edilen Rusya’nın lideri Putin, tabiri caizse yangına körükle gitmekte ve Bulgaristan ile Polonya’ya gaz satışlarını durdurarak, ayrıca gaz satın alacak şirketlerin ödemelerini kendi yaptığı sözleşmelere aykırı bir şekilde ruble ile yapması talebinde bulunarak, güvenilir tedarikçi imajını onarılmaz bir şekilde bozmaktadır.
Türkiye’de iktidar iddiası taşıyan solda (daha açıkçası CHP’de) siyaset yapan siyasetçiler, son yirmi yılda etkisi bazen çok güçlü bazen de nispeten zayıflamış olarak hissedilen bir çaresizlikle baş etmeye çalışıyor. Bu çaresizliğin adı, “’gıcık’ olduklarına beslediği öfkesinin tatminini iktidar arzusunun tatmininin önüne geçiren bir taban ve o tabandaki bu eğilimi sürekli olarak kışkırtan bazı okur-yazarlar…” Bir siyasi topluluğu, siyasetin temel amacı olan iktidar hedefini ikincil kıldıracak kadar öfkeli hale getiren şey ne olabilir?
Adana'da iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılmasıyla ilgili açılan dava çerçevesinde gözaltına alınan Alparslan Kuytul tutuklandı. Tutuklama kararı sonrası açıklama yayımlayan Furkan Vakfı: "Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi susturmak isteyen karanlık güçler tarafından hakimlere verilen talimat sonucu büyük bir hukuksuzluğa ve rezalete imza atılarak tutuklama kararı verildi. Yazıklar Olsun!"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ülkemize hicret eden ama Suriye, Afganistan, Irak, İran fark etmiyor. Biz muhacirlik ve ensar olma kabiliyetinin ne olduğunu en iyi bilen bir kültürün mensuplarıyız. Suriye’den savaştan çıkıp ülkemize sığınan bu kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Bay Kemal, siz ne derseniz deyin biz oradayız. Biz bu konutları da onun için yapıyoruz. Kendileri arzu ettikleri zaman vatanlarına dönebilirler ama biz onları asla bu topraklardan kovmayız, kovmayacağız bunu da bilesin. Onları katillerin eline, kucağına atmayacağız."