Bir grup Müslüman aydın ve yazar, Gezi davasında verilen kararlara itiraz ettiklerini, imzaladıkları ortak bir açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Açıklamada, “Halkın oylarıyla bir emaneti yüklenen ve asıl değil vekil konumunda olanların kendilerini halkın ‘efendileri’ zannederek yaptıkları veya söyledikleri haksız ve adaletsiz her türlü etiketleme, ötekileştirme, intikam, nefret söylem ve dilini kabul etmiyor ve itiraz ediyoruz” denildi.
“Şimdi hayali bir lider-seçmen diyaloğu düşünelim. Liderlerden biri bir yere çıktığında, ‘ben Türkiye’yi ekonomik krizden çıkartacağım’ diyor. Seçmen ona diyor ki ‘ben sana iktidar vermeyeceğim. Bu altılı masanın içindeki herhangi bir partiye iktidar vermeyeceğim. İktidarı, sizin toplamınıza verebilirim. Onun için bana tek başına ne yapacağını anlatma.’ Seçmen, ‘karşıma bir ittifak olarak gelecekseniz, ittifakı bir siyasi özne olarak görmek ve dinlemek isterim’ diyor.”
Güneş Dil Kuramı’nın zirvesinde Mustafa Kemal Paşa, adının bile Türkçeleşmesini ister ve Kemal yerine Şubat 1935 tarihinden itibaren Kamal olarak yazılmasını ister. Gerekçe Kemal isminin Arapça kökenli olmasıydı. Kamal ise Eski Türkçede “ordu, kale” anlamındaymış, karşılığı öyle bulunmuş. Paşa, Mustafa ismini kullanmayı ise çok daha önceleri bırakmıştı biliyoruz. Mustafa ismini hiç sevmemiş ve kullanmak istememiş. Bunu bizzat kendisi ifade ediyor.
İki Diplomat Bir Gazeteci programında Oral Çalışlar, Yalım Eralp ve Selim Kuneralp; Gezi davasında mahkemenin verdiği kararları, bu kararların uluslararası açıdan etkilerinin ne olacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretini ve 1915 Ermeni Soykırımı etrafında dönen tartışmaları değerlendirdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyareti Twitter hesabından paylaştığı bir mesajla eleştirdi.
Gezi Davası’nda sanıklara verilen hapis cezaları ile Cemal...