Mübarek Ramazan ayının yaklaştığı şu günlerde, herkes ufaktan ufaktan hazırlıklara başlamışken, muhafazakâr camianın gündemi tanınmış bir hocanın attığı twitle, 8 şiddetinde bir depremle sallandı. Modernistlerin, tarihselcilerin, başörtüsü takmaktan vazgeçen kadınların yarattığı sarsıntıların hiçbiri bu kadar güçlü değildi kanımca.
Pandemi ve Suriyeli mülteci krizi nedeniyle sosyal ve ekonomik zorluklarla boğuşan Ürdün’de, bu gece “ülkenin istikrarına yönelik tehdit” olarak adlandırılan bir komplo nedeniyle 20 kişi tutuklandı. Eski Veliaht Prens Hamza ev hapsine alındı.
“Yelekli Tevfik ve arkadaşları, bir ada ararlar. Sıkılmışlardır Rumelihisarı’nın uzun gecelerinden /(…) Yatak odaları sabah güneşi görecek, salon limanı alacak, çalışma masaları da dağ görünümlü. /Ve bir melankolya çiçeği, saksıda; suyu düzenli verilecek, yeri değiştirilmeyecek.”
Bu hafta Etyen Mahçupyan’a şirketlerdeki kültürel değişimleri sordum. Çünkü şirketlerde yaşanan kültürel değişim çalışmalarının büyük topluluklara da uyarlanabileceğini biliyoruz. Geçmişte şirketlere danışmanlık yaparken yaşadığı kişisel deneyimleri de konuştuk. Ve kitapta anlattığı United Airlines şirketinde yapılan çalışmaları ele aldık...
Önce gözü yaşlı bir anne çıktı ekrana. Üç çocuk annesi kızının eltisiyle birlikte aynı adama kaçtığını duyurdu. Ordu Fatsa’da yufkacılık yapan Muammer, dükkânı kapatıp iki eltiyle birlikte kayıplara karışmıştı. Gözü yaşlı anne kayıplara karışan kızının evine dönmesini istiyordu. İki eltinin isimleri de aynıydı. Hamide. Bu nedenle evlendikleri kardeşlerin yaşlarına göre büyük Hamide, küçük Hamide diye hitap edildi onlara…