Siyasetçilerin büyük hataları onları doğal ölümlerinden önce siyasi mevta haline getirebiliyor. Sağda da (örn. Süleyman Demirel) solda da (örn. Bülent Ecevit) bu böyle. Bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir sanatçıyı akıl almaz bir şekilde hedef alması da bu fasıldandır. Günün politik atmosferi içinde çok büyük itirazlar gelmez belki ama tıpkı Demirel ve Ecevit örneklerinde olduğu gibi halk indinde büyük kırılmalar yaşandığını düşünüyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün (21 Ocak) Çamlıca Camii’nde kıldığı Cuma namazının ardından cemaate hitap ederken kullandığı “Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri, yeri geldiğinde koparmak da bizim görevimizdir” ifadeleri bugün (22 Ocak) yayımlanan iktidara yakın gazetelerin hiçbirinde yer almadı. Gazeteci Nevşin Mengü, dün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un bu sözlerin yazılmamasını istediğini iddia etmişti.
Alman Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Kay-Achim Schonbach Delhi'de konuştu: "Putin saygı istiyor. Biraz saygı göstermenin maliyeti düşüktür ve ücretsizdir. Rusya saygıyı hak ediyor. Hindistan ve Almanya'nın Çin'e karşı Rusya'ya ihtiyacı var. Ukrayna, NATO'ya üyelik için gerekli şartları taşımıyor."
Bir tarafta beş yıllık şarkısının lafzında peygambere hakaret bulup, evinin önüne ‘adam’ çağıranlar, Meclis’ten yükselen “serçeliğini bilsin”, camiden yükselen “dilini koparırız” tehditleri... Diğer tarafta da bütün bu yıllar boyunca serçeliğini hiç bilmediği ve dilini hep uzattığı için “Türkiye’yi cehenneme götüren yolu döşeyenlerden biri” olduğunu söyleyenler...