Çalışmak üzere gittikleri İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde 16 Kasım’da uykularında yakılarak öldürülen 3 Suriyeli gencin ölüm sebebi, K. K. adlı tutuklu zanlının olaydan önce “Bu Suriyelileri yakacağım, öldüreceğim” dediği yönündeki tanıklığa rağmen kayıtlara “odalarındaki elektrikli sobadan çıkan yangın” olarak işlenmiş. Olayın bir cinayet olduğu, K.K.’nin günler sonra 2 kişiyi daha öldürmesinin ardından evi kendisinin kundakladığını itiraf etmesiyle ortaya çıkmış: "Aldığım notta ‘temizliğe başla’ yazıyordu. Temizliğe başla lafını Türkiye’yi Suriyelilerden temizle olarak anladım. (...) Odanın kapısının altına bez koydum, benzini döküp yaktım."
Cumhurbaşkanı Erdoğan için Türkiye Yahudilerinin Anoten Kutsama Duası okundu: "Tanrı, yüce Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Başkanı Ulu Efendimiz Erdoğan’ı korusun"
'Kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı' açıklamasının ardından kurda geri çekilme görülse de Türkiye'nin risk primi olarak nitelendirilen 5 yıllık CDS'leri halen yüksek seyrediyor. Ekonomist Öztürk'e göre bunun nedeni Hazine ve TCMB'nin aldığı risk. Ekonomist Harris ise bu programı 'popülist bir teşvik' olarak nitelendiriyor.
İzmir’de yakılarak öldürülen Suriyeli üç genç için İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi veren Mustafa Yeneroğlu konuyla ilgili basın açıklaması yaptı:
DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından...
Ekonomist Uğur Gürses, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dövize endeksli mevduat” tedbirini duyurmasıyla başlayan dövizdeki gerilemenin arkasında 128 milyar dolardaki gibi kamu bankaları aracılığıyla Merkez Bankası’nın arka kapıdan 7 milyar dolar satması olduğunu iddia etti: “Bankanın verileri, Merkez Bankası'nın pazartesi günü 3.5 milyar dolar, salı günü de 3.4 milyar dolar sattığını gösteriyor. Özeti şu: 18 TL'den 12-13 TL'ye düşürmek için 7 milyar dolar satılırken, propaganda kanallarında da kamusal döviz satışları hiç söylenmeden, tek başına “vatandaşın sattığı” anlatılmış oldu.