Karikatürleştirilmiş “apartman yöneticisi emekli albay” tiplemesi, emekli askerler hakkındaki toplumsal algıyı çok iyi yansıtır. Fakat 2010’lardan itibaren bu manzaranın değişmeye başladığını düşünüyorum. Kanımca, bu tarihlerden itibaren emekli asker, göbeğine yapışmış eşofmanıyla karikatürleştirilebilecek bir tip olmaktan çıkıp sivil-asker ilişkileri üzerine çalışan siyaset bilimcilerin gecikerek de olsa fark etmeleri gereken bir özne haline geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisinin konuşmalarından kesitler içeren sosyal medya paylaşımına yanıt veren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “Davaları geri çekmeler, videolarımı paylaşmalar... Doğru söyle, Mersin’e de geliyor musun?”
Ali Bayramoğlu Serbest TV’de haftalık olarak yayımlanan programının bu bölümünde iktidarın ‘yeni ekonomi politikası’nı ele alıyor: “Mesele sadece bir kur krizi, sadece ekonomik pistin değiştirilmesinden kaynaklanan rasyonalite krizi değil. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin içe kapanmasının, kendine haslık iddiasının ve bu çerçevedeki milliyetçilik politikalarının yeni bir durağı.”
Yazının başlığı sizde siyasi mizah filmi duygusu uyandırmış olabilir ama değil; zaten ben de sinema yazarı değilim. Güzel bir filmden değil Arjantin’de yaşanmış ve yaşanmakta olan gerçek olaylardan söz edeceğim: Taksi şoförlüğü ve piyango bileti satıcılığı yapan Roberto Baratta 2000 yılında, bir barda (gelecekte devlet başkanlığına seçilecek olan) Nestor Kirchner’le tanışır ve hayatı değişir. Planlama Bakanı Julio de Vido’nun sağ kolu haline geldikten sonra kendine bir makam şoförü edinir: Oscar Centeno. Oscar not tutmaya meraklı biridir; ve olaylar gelişir.