Manşet

Siyaset kazandırır

Türkiye’de 2013-2015 çözüm sürecinin yıkılmasının ardından oluşan kaotik ortam, sorunun kısa vadede siyasi masaya taşınmasını imkânsızlaştırdı. Kürt meselesinin adının anılması bile zorlaştı. “Kürt meselesi vardır. Hayır, yoktur” gibi ilkel bir tartışma siyaseti esir aldı. Mevcut şartların bu derece menfi olması, çözümün siyasi mekanizmalarda olduğunu savunan sivil aktörlerin mesuliyetlerini artırıyor. İrlanda deneyi bunu doğrulayan bir örnek teşkil ediyor.

ANALİZ | “Sıkıntı yok, varsa da sorumlusu iktidar değil” haberciliğinde bugün Yeni Akit’in günü…

Ekonomide işlerin o kadar da kötü olmadığını, olduğu kadarından da dış güçlerle ‘iş tutan’ muhalefetin, ‘stokçu’ büyük marketlerin sorumlu olduğunu anlatmak için neler buluyorlar neler… En favori olanı, en sık tekrarlananı, işin çok olduğuna fakat insanların iş beğenmedikleri için işsiz kaldıklarına dair haberler… TL’nin değerinin düşüşü konusunda Yeni Şafak güzel bir iş çıkarmıştı. Bugün de gıda fiyatlarındaki artış konusundaki teziyle Yeni Akit devrede…

Metaverse ve tarih (I)

Yeni düşünce maddesel olmayan düşüncedir. Ne sesimi, ne görüntümü ne de bedenimi nakletmek söz konusu. Metaverse ağına bağlanıyorsun (ileride daha başka ağlar da olacak), hayal ediyorsun, inşa ediyorsun, oluyor. Orada haz (zevk ve acı) almak için bedene ihtiyacın yok. Dışarıda sadece yaşayan bir beynin varsa sistem için yetiyor. Sesini sen yaratıyorsun, görüntünü sen yaratıyorsun, bedenini sen yaratıyorsun, bulunacağın mekanı sen/siz yaratıyorsun(uz)!

Hindi üzerinden, AKP’nin ulusalcılaşma öyküsü

İlk öneri komikti. 13 yıl önce zuhur ettiğinde, çok gülmüş ve hayli dalga geçen bir yazı yazmıştım. Bu da 1930’ların Türk Tarih Tezi veya başka amatörce cehalet örnekleri gibi, zamanla unutulur demiştim. Öyle olmadı. Başka devlet dairelerine bakmadım. Ama müthiş ironi şurada ki, en azından, adı gereği kültürlü olmasını bekleyebileceğimiz Kültür Bakanlığı, dönmüş dolaşmış, İngilizce metin ve afişlerinde “Turkey” yerine “Türkiye” formülünü benimsemiş. Niçin? Herhalde onlar da “Turkey” sözcüğünün hindiden türediğine, dolayısıyla bir kuşun adıyla anılmanın ülkemizi küçülttüğüne inanmak noktasına geldikleri için.
- Advertisement -

“Ülkelerin popülistlere değil halklara ait olduğunun seçmenlere anlatılması mümkündür”

“İnsanlık Huntington’ın üç demokrasi dalgasına dördüncüsünü ekleyip, popülizmin yeni dalgasını kırabilir mi? Tarih böylesi reflekslerin savaş vb. büyük trajediler, ödenen bedeller sonrasında mümkün olduğunu gösteriyor. Peki, parça parça yaşadığımız (2001 güvenlik, 2008 ekonomi, 2020 sağlık) krizlerin bileşkesi buna karşılık gelip, popülistleri artık tadından yenilmez hale getirir mi?..” Eski AK Parti milletvekili Zeynep Karahan Uslu, Perspektif’te ‘popülizm’in kapsayıcı bir analizini yapıyor.

En Son Çıkanlar