Aleyna Tilki, Danla Bilic, İrem Sak, Mümmine Senna Yıldız uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alındı. Dört isim de Adli Tıp Kurumu'nda saç ve kan örneklerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Melisa Döngel, Yusuf Güney, Mert Vidinli, Şeyma Subaşı, Sevval Şahin ve ünlü parti organizatörü Cihan Şengüzel hakkında da gözaltı kararı var.
Yıldıray Oğur, Serbestiyet Editör Toplantısı’nda Mehmet Akif Ersoy’un tutuklandığı soruşturmayı yorumladı: “Ersoy’un tutuklanması ve bu operasyon iktidar içi bir operasyon değil. Ersoy, iktidar içi bir mücadelede bir tarafın içinde kalacak biri değil, pragmatik biri. İfade verenler içinde iktidara yakın isimler var. Burada olup bitenler iktidara gitmiştir, ‘ahlaksızlık’ denip operasyon izni verilmiştir. Sonrasında Sabah’ın yayınları fırsatçılık olabilir. Ne ahlaki sorun ne suç karışmış durumda. Tanıdık aile, bizim çocuk referanslı dar kadroculuğun ürettiği sonuçlar bunlar. Medyada gücünü istismar için kullanan başka isimler de var. Bu bir meetoo temizliğine dönüşürse hayırlı olur.”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partisinin çözüm süreci için kurulan Komisyon’a sunacağı raporunun içeriğiyle ilgili bilgi verdi: “Bizim raporumuzda Umut Hakkı'na dönük herhangi bir atıf söz konusu değil. Raporumuzda teröre bulaşmamış veya terör örgütü üyesi olmakla birlikte suç işlememiş örgüt üyelerinin Türkiye'ye dönüşüyle ilgili bir öneri de yok.”
Milli Savunma Bakanlığı, 15 Aralık’ta düşürülen İHA’yla ilgili açıklama yayınladı: “Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş dolayısıyla Karadeniz’in güvenliğine yönelik bu tür olumsuzluklar konusunda her iki tarafın da daha dikkatli olmaları hususunda muhataplarımız ikaz edilmiştir.”
Bugün İstanbul'un arka sokaklarında, Ankara'nın Önder Mahallesi'nde, Gaziantep'in atölyelerinde gördüğüm Suriyeli veya Afgan çocukların gözlerinde, 40 yıl önce Köln'de, Berlin'de veya Hamburg'da "Ausländer" (yabancı) damgası yiyen, dışlanan, hor görülen bizlerin psikolojilerinden çok daha ağır bir tablo görüyorum. Biz Almanya'da gettolaşmaya, paralel toplumlar kurmaya itildik çünkü devlet göçmenlere "Siz geçicisiniz, bavulunuzu hazır tutun" diyordu. Bugün aynı tarihsel hatayı Türkiye yapıyor. Burada doğan, anadillerinden daha ileri düzeyde Türkçe konuşan, bu ülkenin okullarına giden o çocuklara "Siz misafirsiniz, bir gün mutlaka gideceksiniz" dedikçe, onları bu topluma aidiyet duymayan, öfkeli, marjinal ve kayıp bir kuşak haline getiriyoruz.