Tarihçi Mehmet Ö. Alkan, iktidarın seçimler için 14 Mayıs tarihini tercih etmesini Türkiye siyasal tarihi perspektifinden değerlendirdi, 1950 seçimleri öncesinden çok az bilinen anekdotlar aktardı: ‘Yeter! Söz milletindir’ diyorsunuz, Millet İttifakı adında bir ittifak var iktidarın karşısında. Biraz mantıklı düşündüğünüzde aktörler ve semboller bir anda yer değiştiriveriyor. Tek benzerlik Cumhurbaşkanı'nın ikide bir yaptığı Rabia işaretine benzemesi o afişteki el işaretinin. Şaşırtıcı şekilde iktidarın, muhalefetin yani Millet İttifakı'nın işine yarayacak bir slogan bulduğunu düşünüyorum.”
Millet İttifakı, “Yeter söz milletin” sloganıyla seçim startını verdi. “Yarının Türkiyesi için” diyerek ortak bir seçim beyannamesine imza attı. Yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları bitirme kararlılığını bir kez daha duyurdu. Ankara’da bir şenlik havası esti. Meyve veren ağaç bol bol taşlandı.
Olası iktidar değişikliğinde HDP’ye bakanlık verilebileceğini söylediği için CHP ve İYİ Parti’den sert eleştirilere maruz kalan CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, anayasanın gereğini dile getirmekten hiç çekinmeyeceğini tekrarladı. Altılı Masa’da ortak cumhurbaşkanı adaylığı sorununun kalmadığını düşünen Tekin’e göre, Kılıçdaroğlu en güçlü aday. Tekin; “Kılıçdaroğlu, Türkiye’de temiz eller operasyonu başlatabilir” diyor.
Sinan Ateş’in ailesinin talebi nedeniyle bugüne kadar suikast hakkında konuşmayan İYİ Parti lideri grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi: “Bu olay artık aileyi aşmıştır. Mesuliyet senin Sayın Erdoğan! Dicle'nin kenarında değil, başkentin göbeğinde, aşağılık bir suikastla, bir vatan evladına kıydılar! Üstelik bunu, herkesin gözü önünde yaptılar!”