ANALİZLER

ANALİZ | İktidarı başbakandan alıp, marula veren basın

Üzerinde güneş batmayan imparatorluk kaybetmiş; küçük, nemli ve soğuk bir adada bu kaybın sızısını dindirmek için gün boyu sütlü çay içip, kendiyle alay etme sanatını mükemmelleştirmiş bir halkın yaşadığı Birleşik Krallık’ta, siyasi gelişmeleri ilgiyle izlemeye devam ediyoruz.

Basiretli ve dirayetli laf esnafına teşekkür babından…

Erdoğan ile Yavaş’ın (onun gibi birinin) son turda karşılıklı kaldığı bir seçimi en fazla isteyenler muhakkak ki bugün Erdoğan’a cumhurbaşkanlığı sistemini teklif etmiş ve bürokrasi üzerinde tekel kurmaya meyletmiş olan iktidar ortaklarıdır. Düşünün… Hayati bir seçim var ve hangi aday kazanırsa kazansın aslında ‘siz’ kazanıyorsunuz! Dolayısıyla muhalefetin bir nebze (gerçek anlamda) basiret ve dirayeti varsa, yapması gereken şey bir an önce birlikte yönetme ilkelerinde, cumhurbaşkanı adayında ve cumhurbaşkanının yürütme kadrosunda anlaşmalarıdır.

Bir siyasî basiret ve dirayet sorunu

Şimdiden belli. Sosyal seleksiyon gerçekleşti bile. Yıllar geçecek. Etyen Mahçupyan’la Karar TV’de yapılan bütün o röportajdan, bir tek o meşhur ve meşum cümle, “yeniden Erdoğan’a oy verebilirim” cümlesi hatırlanacak.

ALTYAZI | Liz Truss’ın istifası öncesi Muhafazakar Partili Craig Whittaker’ın küfürlü sözleri canlı yayında sansürsüz alıntılandı

Alman ARD kanalının Londra temsilcisi Annette Dittert, dün (20 Ekim) istifa eden İngiltere Başbakanı Liz Truss'ın istifası öncesi Muhafazakar Partili Craig Whittaker'ın küfürlü sözlerini canlı yayında sansürsüz alıntıladı.
- Advertisement -

“Dezenformasyon yasası ile Türkiye’de demokrasinin kalan kırıntıları da yok oluyor…”

“Kim tayin edecek bir haberin, bilginin dezenformasyon olduğunu? İdari yapılar mı? Ya da iyice siyasallaşmış, emir komuta mekanizması içerisinde çalışan yargı mı? Böyle olduğu oranda hakikaten Türkiye'de demokrasinin kalan kırıntıları da yok olmaya başlıyor demektir. Elimizde sadece sandık kalıyor. E, sandık tek başına demokrasiyi ifade eder mi?”

En Son Çıkanlar