Yazarlar

‘Halkın örgütü’nden, ‘örgütün halkı’na

Şu sıralar Kürt kesiminde yorum gücüne, sağduyusuna güvendiğim herkeste şu sorgulamayı görüyorum: PKK, giderek ölçü ve ölçüt tanımayan bir eylemin kaygı uyandırıcı anlamsızlığına mı dönüşüyor?

Savaşta üçüncü aşama: Terörle yaşamaya alışmak

Türkiye hükümetinin engellemek için elinden geleni yaptığı, ama gerek ikna gerekse zorlama süreçlerinde yalnız bırakılarak başarısız kılındığı bir dönem sonrası, komşularımız Irak ve daha çok Suriye’de patlayan bu savaş, önce Suriye İstihbaratı, sonra PKK, sonra da IŞİD vasıtasıyla Türkiye içine taşınalı çok oluyor.

İstanbul’a gezmeye gelmişlerdi

İstiklâl Caddesi'ndeki bombalı saldırısında Başaran ailesinin 4 ferdi de yaralandı. Anne ve 7 yaşındaki kızı hafif yaralanırken baba ve 2,5 yaşındaki kızlarının durumu dağa ağır.

Nelerden geçiyoruz

Ankara-1’i “katilleri tanıyoruz, affetmeyeceğiz, unutmayacağız” diye protesto eden, pankartlar asan sevgili öğrencilerimiz ve öğretim üyesi arkadaşlarımız, Ankara-2 ve Ankara-3 hakkında neden hiç sesiniz çıkmıyor? Bu katilleri de “tanıyoruz” diyebiliyor musunuz? Yoksa bir zorluk mu çekiyorsunuz tanımakta? Bu eylemleri benimseyip onayladığı (belki emrini verdiği) aşikâr olan Cemil Bayık’ları da “affetmeyecek” ve “unutmayacak” mısınız?
- Advertisement -

Bahar korkusu…

Halk düşmanları zafer kazanmış bir edayla baharla korkutuyor insanları… Hani, yaşamın uyanışının sembolü olan baharla. Yağmur damlalarının bereket getirdiği, toprağın kokusunun insanın içine işlediği, kuşların coşkuyla öttüğü baharla dize getirecekler bu halkı. O kadar kolay mı?

En Son Çıkanlar