Halil Berktay, onu, "O saf demokratlığın, tipik müşahhas bir haliydi" diye tanımlıyor. Özgürlük konusunda John Stuart Mill'i andıran mutlak ve evrenselci bir duruşu vardı Terzioğlu'nun...
Durum bu kadar vahimken HDP, Meclis’te “Yavuz hırsız misali” hükümet üyelerini suçlayacak cesareti, gücü kendisinde bulabiliyor. Bu yetmezmiş gibi Genelkurmay personelini katleden bombacının cenazesini bu partinin milletvekilleri kaldırıyor!
Batı medyasında saygınlığı olan bir referans gazetesinin bu tür bir propagandaya yönelmesi, belki tek başına bir şey ifade etmiyor gibi görünebilir ama genelde parçası olduğu medyada benzer çizgide yayınların bulunduğuna işaret eder.
Aile yapısını oylumlu yaklaşımlarla, zengin insan dağılımlarıyla ele almak sinemamızda sıklıkla rastladığımız bir durum değil. Türkiye’de toplumsal kültürün oluşumunda ailenin etkisi öylesine derin ki, gençlerin bütün tutum ve davranışlarında genetik şifrenin açılımı gibi, özdeşim kurulan otoritelerin, kuralları koyanların, kararları alanların etkisini görmek mümkün.
Önce şurada anlaşalım “Sur İlçesi” yanıltıcı bir adlandırma; bilmeyenler için kentin dışında ondan ayrı bir yerleşimi çağrıştırabilir. Oysa nasıl ki Fatih veya Eminönü ilçeleri aslında İstanbul’un kendisinden başka şey değilse; “Sur” da Diyarbakır’dı.