“Makasın öbür ucu” olarak Rusya’yı görebiliriz yeni dönemde. Onun işlevsel önemi veya farkı, herhangi bir demokrasi iddiasının da olmamasından geliyor. Koruyor göründüğü üstün ahlaki değerler de yok. Yarın Esat gibi kendi halkından yüzbinlercesini katledecek başka bir diktatörü ayakta tutmayı tercih etmek gerektiğinde, elini temiz tutarak bunu yapmak isteyen “Batılı değerlerin taşıyıcısı” devletlerin de işine gelir bu.
HDP'nin Türkiye'de Rusya'nın bölge politikasının halkla ilişkiler ayağını yürüttüğünü görmek için bir kristal küreye de ihtiyaç yok. Ankara'nın göbeğinde onlarca kişiyi öldüren bir saldırının failinin anmasına katılan bir partiden insanlık, izan ve yerlilik bekleme gafletine düşmemek lazım elbette.
Ortadoğu’da Türk-Kürt ittifakı her iki halk için büyük bir kazanç sağlar ve Türkiye’yi uçurur; buna karşılık iki halkın çatışma ortamına sürüklenmesinden daha vahim bir yanlış olamaz. Türkiye geçmişte Irak Kürtleri meselesinde olduğu gibi şimdi Suriye Kürtleri konusunda da, henüz çok geç olmadan, dış politika dümenini Kürtleri kucaklayacak şekilde kırmalıdır.
Açıkça söylemek gerekirse hem PYD’yi desteklemek hem de mülteci akınını durdurmak mümkün değil. Çünkü PYD esas olarak Rusya’nın ve Esad’ın partneri. Eli serbest kaldığında Suriye muhalefetini sınır dışına zorlayacağını, kendisi buna tam razı olmasa bile taşaron olarak kullanılacağını herkes biliyor.
Birinci HaikuGüneş soluverirgöle tek bir damlaşarap döktüğün an. Üçüncü HaikuMüzenin bahçesindeİskemleler devrilmiş.Heykeller gerisin gerio diğer müzeye yollanmış. Dördüncü HaikuÖlmüş dostlarımızınsesi mi?Yoksa pikap mı çalan? Onbirinci HaikuNasıl toplayabilirsinher...