Obama’nın ikinci başkanlık döneminin sonuna doğru büyük stratejik ortağı İsrail’in itirazına karşın İran’a yaptığı açılımı, Suriye politikasıyla birlikte değerlendirildiğinde, Orta Doğu dengelerini gözeten rasyonel bir yaklaşım olarak görmek mümkün değil. Bu eleştirinin artık Batı medyasınca da paylaşılmaya başlayan bir görüş olduğunu ayrıca vurgulamakta yarar var.
Eğer güvenlik politikaları siyaseti zayıflatıp etkisizleştirecek bir düzeye ulaşmadan ve toplumsal güven duygusu kendini yenileyemeyecek kadar kaybolmadan mesele halledilebilirse, siyaset varolan sorunu çözme konusunda hiç olmadığı kadar güçlü bir konum elde edebilir.
Nasıl affedeceğiz? Ahlaki onarımı nasıl yapacak ve yüreği yanmışların yüreğine nasıl su serpeceğiz? İçimizden yürüyen bir kezzap gibi bizi dağlayan, bazen bizi hayatta tutan, bazen de bugünle barışmamızı engelleyen o hınç duygusunu nasıl iyileştireceğiz? İşkence, sürgün ve köleleştirmeyle sessizleştirilen, boyun eğdirilen insanları nasıl yeniden tarihin tanık sandalyesine oturtabilecek ve onlara nasıl olup da konuşabilmeleri için bir ümit veya bir ses verebileceğiz? Keşke bir cevabım olsaydı.