Başbakan Davutoğlu, son zamanlarda bu tehlikenin farkına vardı ve “Biz Kürtlere değil PYD’ye karşıyız” demeye başladı. Ancak karşıtlık o kadar yüksek bir perdeden yapıldı ki, yerleşen bu düşünceyi değiştirmek güç. İşin özü şu: PYD’yi mutlak kötülük sembolü olarak davranmak, içte de dışta da Türkiye’nin hayrına değil. Tez elden bundan vazgeçilmeli.
DAEŞ'e karşı savaşma gerekçesi ile Suriye'yi bombalayan Rusya'nın DAEŞ'le bağlantısı konusunda bugüne kadar çıkan en somut bulgulardan biri oldu bu haber.
Devletin atması gereken ilk adım, artık bu insanların önemli bir bölümünün dönecek ülkesi kalmadığı realitesinden hareketle, onlara vatandaşlık ve çalışma hakkı tanımak olmalı.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) yönettiği Türkiye’nin son birkaç yıllık görünümünde sık sık 2002 öncesi Türkiye’sinden sahneler tespit etmek artık sadece bir “muhalif sporu” değil. Bizzat bazı AK Partililer de bu sporun içinde. Fakat herhalde en büyük benzerlik medya alanında...