Dünya görüşü, onun için sadece bir aile mirası meselesi değildi. Kendisini yakından tanıyanların da kolaylıkla fark edebilecekleri gibi, kişiliği ile ideolojisi arasında bir uyum vardı.
Iraklı ve Afganlı küçük çocukların futbol tutkusunu gördüğümde de bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu anladım. Bir meşin yuvarlağı bir diğer arkadaşına aktarmak, birlikte bir iş yapıyor duygusunu yaşamak, becerikli olduğunu hissetmek/kendini beğenilir kılmak ve kazanmak/kaybetmek… Bir insan başka nasıl eğitilebilir ki?
Hükümet ise farklı bir noktada; ancak PKK’nin silah bırakacağını ilan etmesi ve yurt dışına çekilmesi halinde görüşmelerin başlayabileceğini söylüyor. Oysa burada denklem tersten kurulabilir ve çatışmaları bitirmek için görüşmelere başlanabilir.
Kürt savaşı laik Kemalist sosyolojinin ezici çoğunluğunda PKK’ya ilişkin öfke üretmiştir kuşkusuz; ancak bu, o kesimde AKP’ye dair bir dostluk/yakınlaşma/dayanışma duygusu oluşabileceği anlamına gelmez. En kolay kullanıma girebilecek söylemin “hem AKP ve Erdoğan’ı hem de PKK’yı düşman görmek ve savaşın sorumluluğunu da öncelikle Erdoğan’ın siyasetlerinde aramak” üzerine kurulu olacağını tahmin etmek zor değil.
Demirtaş Amerika medyasında liberal Kürt Obaması muamelesi görüyor. PKK, bu özgüvenle epey bir süre daha barış masasına yanaşmaz, her fırsatta silahla kazanım elde etmenin yolunu arar.