The third bridge across the Bosphorus, the bridge across the Sea of Marmara’s eastern end, the massive new Istanbul airport, the new sea transport canal project envisioned for Turkish Thrace, and the expansion of conventional and high-speed rail transport across the country, are only some examples of projects either planned or already under way (and interestingly, the anti-AKP opposition is also opposed to all of them).
Bu grup algı oluşturmada çok profesyonel. Erdoğan’ın Hitler örneğini nasıl büyük bir hünerle gole çevirdiklerini görmedik mi? Mesela bir gün bir uyanıyoruz, bin tanesi bildiri imzalamış. Biz bu bildiriyi gerçekten bildiriymiş gibi yazılarımızda analiz edip hatalarını buluyoruz. Oysa yaratılmaya çalışılan algı çoktan gitmesi gereken yerlere gidiyor ve orayı hızla kuşatıyor.
Şimdiye kadarki süreçte, Erdoğan önderliğinde AK Parti hükümetleri tarafından yapılan revizyonlar, eski sistemi tamamen tasfiye edemedi; sadece kısmen milli iradeye açık hale getirdi. Ama en önemlisi, son on dört yıl içinde reformcu değişimin koşulları oluşturuldu. Reform esaslı değişim, ancak çoğulcu ve özgürlükçü bir demokrasi yönünde olabilir. Ve ancak böyle olursa Türkiye Toplumunun ihtiyaçlarına yanıt verebilir.
Rusya ile Suriye arasında imzalanan güvenlik anlaşması bu hafta medyaya yansıdı. Buna göre Rusya uçaklarını ve askerlerini bu ülkede “istediği kadar” tutabilecek ve Rusya anlaşmaya tek taraflı olarak son verebilecek. Ve muhtemelen tarih son derece acı bir şekilde tekerrür edecek.
Ben fikrime güveniyorum ve tartışmaya hazırım. Ama muhataplarımın ağzını kapatmaya çalışırsanız bunu yapamam. Bu durumda bana da haksızlık etmiş olursunuz, “bârikayı hakikat”e de. Bırakın konuşalım.