Yarın Erdoğan fikir değiştirse aynı gün onunla birlikte fikir değiştirip bugün söylediklerinin tersini savunabilecek bir amigo kümesi ile karşı karşıyayız. Ne var ki bir fikrin toplumsal kabulü, o fikrin taşıyıcılarının tıyneti ile de yakından bağlantılı. Böyle bir grubun görünür hale gelmesi hedefin de kalitesizleşmesine neden oluyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “savunma” adına Mahçupyan’a veya fikrini ifade eden başka bir insana “hain, satılmış” türünden uluorta hakaret eden kişi, o makamın bunu tasvip etmeyeceğini, herkesten önce o makamın göstermesi gereken tepkiden anlamalı.
Arda Turan; bütün imkansızlıkların üzerine bir çizgi çekercesine başladığı İspanya macerasında krampon bastı geçen akşam. Reklam filminde ‘’top topladığın günlerden attığın ilk gole, kazandığın kupalardan formasını giydiğin takıma kadar yaşadığın hiçbir şeyi ; mahalleni, anneni, babanı, kardeşini unutma…’’
Bütün bu “uğultu”dan, daha demokratik bir anayasa; daha olgun, daha gelişkin, halkın ihtiyaçlarıyla daha çok örtüşen bir sistem çıkarabilmek mümkün olabilecek mi? Kötümserliğin kolaycılığına ve rahatlığına kapılmak istememekle birlikte; iyimserlik adına da, yeterince somut ipuçları bulmakta zorlanıyorum.