Tarafların masaya oturması, onların mutlaka ve bir kerede masadan müspet neticeyle kalkmalarını garanti etmez. Süreçlerde kırılmalar, yavaşlamalar, çökmeler olur. Hüner, bu olumsuz gelişmeler karşısında dahi süreci savunmak.
Son üç yılın esas aktörü AKP’yi devirmek isteyenlerdi. Siyaset sahnesinin asıl gösterisi onların kontrolündeydi. Denediler ama başarılı olamadılar. Aksine neyi niçin yaptıkları görünür hale geldiği ölçüde siyaset alanının kenarına itildiler.
Türkiye’nin Rusya ile tam da bir kriz ortasında olduğu bu dönemde, sayın Selahattin Demirtaş Rusya’ya bir ziyarette bulunacak. Bu eyleme diplomaside ne derlerler? Ey Rusya, biz bu krizde sizi destekliyoruz!
AKP yeni bir reform, normalleşme ve demokratikleşme süreci içerisine girecek. Muhalefetin önünde hükümete destek vererek belki on yıl sonrasında anlamlı bir siyaset oluşturma yolu açık. Ama bu uzun vadenin ağırlığı taşınamayarak iktidar karşıtlığına yaslanılırsa, bu onları reform karşıtı yapacak.
Gerçeğin soğuk yüzünden “korunmak” için; yaşananlara öfkelenip ne diyeceğimizi bilemediğimiz, aklımızla duygumuzun çatışmasından yorgun düştüğümüz için; belki de en çok aidiyetlerimizle hesaplaşma cesaretimiz olmadığı için arkasına saklandığımız barikatlar…