Uzmanlar, bu terör olayları için Hristiyanlığın suçlanmasının doğru olmadığı görüşünde hemfikir. Dünyada savaşların hep dinler yüzünden çıktığı zaten yanlış bilinen bir şehir efsanesinden ibaret.
İnsanoğlu yazarken, vakit darlığı ile tembelliğin el ele vermesiyle, hissettiklerini gittikçe daha az tasvir etmeye başlamıştı. Anlaşıldığı düşünülen fikirlerin ve hissedilenlerin kelimelerle ifadesi uzun ve yorucu geldiği için, karşılıklı yazışmalarda kelimeler kurumuş, cümleler büzüşmüş bir halde yolculuklarını yapıyorlardı.
Herhangi bir dini ya da inancı, doğrudan "şiddetin nedeni" gibi görmek ve göstermek, sorunu çözmeyi zorlaştırır. Dini inançların güçlü olduğu ülkelerde; din etkenini olumlu bir şekilde yorumlayabilir, toplumun şiddetten uzaklaşması için dini metinlere göndermede bulunabilirsiniz.
Bugüne değin gelen alt dalga, Hıristiyanlık ile İslâmın eşitsizlenmesi ve esas olarak ikincisinin değersizleştirilmesine dayalı. Bu eşitsizliğin yarattığı yüzyıllık öfke birikiminin, İslamiyetin Selefi yorumuyla birleştiğinde nasıl acımasız bir hale dönüştüğünü ise, bugün esefle yaşıyoruz.
Devletin Apo’ya mahkûm olup olmadığı sorusuna gelirsek. Düne kadar devletin Fetullah Gülen’e de mahkûm olduğu da söyleniyordu; buna inananların sayısı az da değildi. Peki n’oldu? Sonuç?