Genç bir siyasetçinin bu dili kullanması bireysel bir sorun değil, bu sorun HDP'nin genel siyasi dilinde aranmalı. (…) Bunun hesabını bu genç siyasetçi değil, bu siyaset dilini belirleyen ana kadrolar vermeli.
"Barış" bildirilerinde, bazen, siyasetçiler için, ağır ifadeler de kullanılabiliyor. Bunu, normal karşılamak mümkün. Ancak, PKK'ye tek laf etmeden barış bildirisi çıkarabilmek; herhalde, "Türkiye'ye özgü bir barışçılık" olsa gerek.
Kulvarlar kendimle yarışmak için var diye düşünürüm, serde sporculuk varmış gibi. İtinâ ile çizilen; vücûdumu bana saklayan; aklımı, ruhumu, adımlarımla, kulaçlarımla bir hizâya getiren kulvarlar.
AKP ve HDP, bu fırsatı iyi değerlendirmeli. HDP’nin hükümete girmesi, öncelikle PKK’nin ateşkes ilan etmesine ve çatışmasızlık haline dönmesine vesile teşkil etmeli. Kısa sürecek olsa da birlikte çalışmak, partiler arasındaki iletişimsizliğin giderilmesine ve önyargıların aşılmasına vesile olmalı.
Kilisenin dogmatikliğine karşı Galileo nasıl aslında nelerin döndüğünü anlatamadıysa, bugün biz de sol/liberallere nelerin döndüğünü aklıselim temelinde anlatamıyoruz. Bu aydınlar, anti-AKP’ciliğin bir çeşit Kâbe’ye dönüştüğü kendi kutsal mekânlarını yaratıp; histerik, diyonisyak, ruhanî bir duygusallık seli eşliğinde, her gün birlikte tavaf işlemini gerçekleştirip “arınıyor” ve rahatlıyorlar.