Mahmutpaşa esnafı Bitcoin konuşuyor

2009 yılında “Satoshi Nakamoto” rumuzlu bir kişi(veya kişiler) tarafından geliştirilen Bitcoin artık gündelik hayatımızın biraz daha içinde. Bill Gates “Bu Bitcoin’den kurtulmamız gerek” diyebilirken, Elon Musk Bitcoin’e 1.5 milyar dolar yatırabiliyor. Peki nedir bu kripto para?

Kripto para neyin nesidir?  “Herhangi bir devletin imzasının taşımayan para” anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

En yaygın kripto para olan Bitcoin’in arkasında bir şirket olmadığını biliyoruz. 2009 yılında “Satoshi Nakamoto” rumuzlu bir kişi(veya kişiler) tarafından geliştirilen Bitcoin artık gündelik hayatımızın biraz daha içinde. Bitcoin, ethereum, bnb coin, cardano, polkadot, tether ve diğer kripto paralar, hayatımızın yeni renkleri. Yılda 365 gün, günde 24 saat aktif, gecesi gündüzü olmayan, girenlerin paralarından da önce zamanlarını riske ettikleri, kazananın da gerçekten çok kazandığı bir finansal dünya.

Bitcoin’i yöneten bir merkez, bir “yüksek kurul”  yok. Kamuoyunda bilinen bir “sorumlu kişi”si de yok. Bütün bu bilinmezliğe rağmen, piyasaya çıktığı 2009 yılında değeri 1 doların altında olan Bitcoin, şu an yaklaşık 47.000 dolar yani 350.000 TL’ye alınıp satılıyor. Kripto piyasasının toplam piyasa değeri, 1 trilyon doları aşmış durumda. Bu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sahip olduğu tüm mevduat, altın, hisse senedi ve nakit para değerini aşıyor.  Fiyatı astronomik derecede yükselmiş olan Bitcoin’in kendi zenginlerini yarattığı da ayrı bir gerçek. Türkiye’deki bitcoin zenginlerini içeren bir liste ise bildiğim kadarıyla henüz yayınlanmadı.

Devletlerin Stratejisi

Kripto paralara yönelik ilgi, sıklıkla “merkezi yönetimlere ve merkez bankalarına bir direniş” olarak tanımlanıyor. Bu söylemin ne kadar samimi olduğu tartışılabilir ama söylem bu şekilde. Şimdi ise (Çin başta olmak üzere) merkez bankaları, ciddi bir karşı hamle hazırlığındalar. Kendi dijital paralarını basmayı planlıyorlar. Merkez bankaları, kripto paraların dijital özelliklerinden esinlenen, onların esneklik ve hızını devlet güvencesiyle birleştiren dijital paralar üretebilirlerse, eski üstünlüklerini geri kazanabilirler. Hatta eskisinden de belirleyici bir konuma gelebilirler. Merkez bankalarının dijital para çıkartma planı, yukarıdaki bağımsızlık ve merkezsizlik söylemini, “parayı devletlerin kontrolünden çıkartma” (hatta “para işleriyle devlet işlerini birbirinden ayırma”) söylemini boşa çıkartabilir. Kripto para yatırımcıları, merkez bankalarının onların pastasından pay kopartabilme ihtimalinden hoşnut görünmüyorlar.

Quebec’teki bir bitcoin fabrikası

Birçok merkez bankasının web sitesinde dijital para planlarının anlatıldığını görebiliyoruz. Rus merkez bankasının web sitesinde “dijital Ruble”nin ne anlama geldiği, neyin hedeflendiğini uzun uzun anlatan bir bölüm var. Rusya, “dijital Ruble”nin fiyatını “normal Ruble”ye sabitlemeyi düşünüyor. Ki çoğu merkez bankasının da yaklaşımı büyük ihtimalle buna paralel olacak. Kanada’da, Versabank, Kanada dolarına sabitlenmiş VCAD diye bir dijital para (stablecoin) çıkartmayı planlıyor. Bu paranın gayriresmi olarak “Kanada devletinin dijital parası”na dönüşmesi sürpriz olmaz.

Alternatif Finans

Kim ne derse desin, kripto paralar ve kripto borsaları, merkez bankalarına ve alıştığımız ticari bankalara bir alternatif oluşturmaya adaylar. Bu kadar büyümeye karşın bu dijital para dünyasını hala güvenilmez veya anlaşılmaz bulan pek çok insan görüyoruz. Bu güvensizliğin tam olarak aşılması, olsa olsa, güçlü ülkelerin merkez bankalarının dijital paralar çıkartması sayesinde gerçekleşebilir.

Kripto paraları birer kumar jetonu veya bir tür Candy Crush oyunu gibi kullanan, rengini ve logosunu beğendiği kripto parayı alıp satarak eğlenenler, belli bir kripto parayı takım tutar gibi tutanlar, siyasi parti destekler gibi destekleyenler de var. Ama kripto paraları ciddi yatırım araçları olarak kullanmayı başarabilenlerin de sayısı artıyor. Karanlık suç dünyasının bu işe başından beri dahil olduğu da sır değil. Yaklaşık 10 yıldır kripto para dünyanın her noktasına aracısız para transferi sağlayabildiği için kara para aklama amacıyla da kullanılıyor.

Altın mı Bitcoin mi?

Son 1 yıldır, Pandemi’nin etkisiyle kuyumcular boşalırken, ilgi dijital varlıklara yönelmiş durumda. Geçen haftalarda, 1 Bitcoin’in değeri, kısa süreliğine de olsa, 1 kg altını geçti. Normal hayata döndüğümüzde ve kuyumcular yeniden aktifleştiğinde, son dönemde yatırımcısını üzmekte olan altının fiyatı nereye gidebilir? Önümüzdeki ay ve yıllarda 1 kg altın mı yoksa 1 bitcoin mi daha değerli olur? Bunları hep birlikte göreceğiz. Bazı “Bitcoin taraftarları”nın umut ve beklentisi, 1 bitcoin’in önümüzdeki süreçte 2 kg altını yakalaması hatta uzun vadede makasın daha da açılması yönünde.

Amerika Bölünürken

Bitcoin “Amariga”nın mı yoksa Çin’in mi oyunudur, bunun takdirini okuyuculara bırakıyorum. Ama Bitcoin’in bölücü bir tarafının olduğunu ve ABD’yi ikiye böldüğünü iddia edebilirim: Bitcoin karşıtı geleneksel ABD finans elitiyle Bitcoin taraftarı (ve doları pek sevmeyen) yeni kuşak ABD finans eliti arasındaki gerilim Twitter’da çok net hissediliyor. Bitcoin fanatiklerinin doları sevmemesi garipsenmemeli. Çünkü bitcoin’in fiyatıyla dolar endeksi arasında ters korelasyon var. Dolar ne kadar güç kaybederse, bitcoin o kadar güç kazanıyor.

Bill Gates “Bu Bitcoin’den kurtulmamız gerek” diyebilirken, Elon Musk Bitcoin’e 1.5 milyar dolar yatırabiliyor. Bitcoin fanatiği Amerikalılar artık doları pek sevmezken, Türkiye, Meksika gibi ülkelerde ise kendi para birimlerine güvenmeyen kişiler doları hala güvenli liman sayma eğilimindeler. Dolara olan güven, şu dönemde, bizim gibi ülkelerde, büyük ihtimalle ABD’dekinden daha fazla.

Merkezsiz finans

Kripto borsaları, kripto para dışındaki para birimlerinin de alım-satımını mümkün kılan, kısmen birer banka gibi çalışan ama bazı işleri bankalardan daha güzel yapan web siteleri.

Kriptolara paralel olarak yükselen bu trendin adı DeFi, yani merkezsiz finans. Eğer Bitcoin’i pahalı buluyor, trenin kaçtığını düşünüyorsanız, Bitcoin yerine DeFi dünyasına yönelebilirsiniz. Kripto borsaları üzerinden, bankalarla ilişkiye geçmeden birçok değişik işlem gerçekleştirilebilirsiniz: Mesela dövizinize faiz alabilirsiniz. Faiz oranı iyi olsa da sistemin tuhaflıkları var: Dövizinizi önce kripto para borsasının kendi özel dövizine çevirmeniz, çekerken de geri normal dövize çevirmeniz gerekiyor. Üstelik paranız herhangi bir yasal güvence altında olmuyor. Acaba “arada dolar alıp kenara atan” Ayşe Teyze ne yapıyor? O da torununu arıyor, yani söz konusu para olunca çare tükenmiyor.

Önceki İçerik“My Mister”: Doğulu Batılı ayrı mıyız?
Sonraki İçerikEş başkanlıkta ileri adım: İki eş başkan da kadın