SERBEST ZAMANLAR | İstanbul’da bisiklet sürmemek için ileri sürülen bahanelere cevaplar

İstanbul’da havalar sıcak, toplu taşımalar kalabalık, benzin fiyatları yüksek, yollarda trafik var, araç park yerlerinde boşluk yok… Üstüne üstlük koronavirüs salgını gizli gizli aramızda dolaşmaya devam ediyor. Tüm bu sorunlara çözüm olacak, güzel bir gün geçirmenizi sağlayacak bir yol var: Bisiklete binmek. Elbette İstanbul’da bisikletsever olmanın zorlukları da az değil. Haklısınız, bisiklet yolları yetersiz ve bakımsız, bisiklet parkları güvenliksiz. Fakat bu olumsuzluklara rağmen İstanbul’da bisiklet sürmek için çok fazla sebebiniz var.

Bisiklet hava sıcak olsa da sizi serinletir. Bisiklet sizi toplu taşımadan kurtarır. Bisiklet ile trafiğe takılmazsınız. Bisiklet sürmek sağlıklıdır. Bisiklet sürmek özgür hissettirir.

Peki ya İstanbul’da bisiklet sürmek?

Tarihi yapısı, metropol özelliği, boğaz hattı, sahil yolları, şehrin içindeki dereler ve ormanlar ile İstanbul bisikletseverler için muazzam bir şehir.

Fakat birçok İstanbullu bisiklet sürmek istese bile yetersiz bisiklet yolları, yokuşlar ve çalınma sorunları yüzünden bisiklet sahibi olmak ve sürmekten uzak duruyor.

Elbette bunlar çözülmeyecek sorunlar değil. Öncelikle İstanbul’da bisiklet sürmeyle ilgili sorunlara ve çözüm önerilerine daha sonra da İstanbul’da keyifle bisiklet sürebileceğiniz rotalara bakalım.

-Bisiklet yolları yetersiz, konforsuz ve iyi temizlenmiyor

İstanbul’da özellikle sahil şeritlerinde bisiklet yolları yer alıyor fakat bu yollar ya zaten küçük olan kaldırımın bir kısmında ya da araç yolunun bir kısmında yer aldığı ve kendine has bir alanı olmadığı için bisikletlilere güvenli bir yolculuk vaat etmiyor.

Ayrıca sahil şeritlerindeki bisiklet yolları şehrin içlerine doğru gittikçe azalıyor ve hatta yok oluyor.

İstanbul’daki bisiklet yolları hem kendine ait alana sahip değil, hem temizliği iyi yapılmıyor hem de yeterli sayıda ve uzunlukta değil.

Avrupa’daki birçok şehir gibi kent planlanırken bisiklet yolları düşünülmediği için, sonradan eklemlenen bisiklet yolları yayalar için de, bisikletliler için de, araç şoförleri için de bir işkence haline dönüşebiliyor.

Tıpkı, Üsküdar sahilindeki kaldırımın yarısından daha fazla yer kaplayan bisiklet yolu gibi.

-Bisikletler için güvenli park alanlarının sayısı az, çalınma tehlikesi ise çok fazla  

Türkiye’de de dünyada da en çok çalınan şeylerden birisi bisiklet olabilir. Eğer binanızda güvenle bırakabileceğiniz bir alanınız yoksa bisikletinize sahip çıkmanız çok zor.

Sokağa ve hatta apartman içerisine kilitlenen bisikletler kolaylıkla hırsızların hedefi olabiliyor.

Belediye tarafından ana cadde ve sokaklara bisiklet park istasyonları kurulsa da, bu istasyonların da güvenli olduğu söylenemez. Zira bu istasyonlarda ne güvenlik kamerası ne de başka bir güvenlik önlemi yer almıyor.

Oysa bu sorunun çözümü oldukça basit. Şehrin dört bir yanında yer alan metro istasyonlarının içine, uygun alanlara yerleştirilen bisiklet park istasyonları bisikletseverlere güvenli bir park alanı sağlıyor.

Avrupa’da çok yaygın olarak kullanılan bu yöntem İstanbul’da da bir süredir kimi metro istasyonlarında uygulanıyor. Fakat şu anda içerisinde bisiklet parkı olan metro sayısı oldukça az. Bu sayının acilen artırılması gerekiyor.

Bir başka çözüm de belediyelere ait kapalı otoparklarda bisikletler için alanlar oluşturulması.

Yakın bir zamanda yaşadığım bölgede Üsküdar Belediyesi’ne ait kapalı otoparka ücreti mukabilinde bisikletimi bırakmak istediğimde olumsuz cevap almıştım.

Bu konuda atılacak bir adımla bu sorunun önüne büyük ölçüde geçilebilir ve bunda İSPARK’lar öncü rol oynayabilir.

-Bisikletler de her şey gibi pahalandı

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz sebebiyle her şeyde olduğu gibi bisiklet fiyatlarında da önceki yıllara göre ciddi bir artış yaşandı.

Bu fiyat artışı da bisiklete binmek isteyenleri uzaklaştıran bir etken oldu.

Fakat bisikletseverler için çareler tükenmiş değil.

Bisiklet mekanik bir araç olduğu için ille de sıfırını almak gerekmiyor. Çok kötü kullanılmamış bir ikinci el bisikleti sahiplenip bakımını yaptırmak bu dönemde bisikletseverler için güzel bir yol olabilir.

Bir başka yol da, özellikle sahil şeritlerinde yer alan İBB’nin iştiraki İSPARK’a ait paylaşımlı bisiklet istasyonları.

Bu istasyonlardan bisiklet kiralamak için telefonunuza isbike uygulamasını indirmeniz ve oradan bir abonelik seçmeniz gerekiyor.

İsbike - Wikipedia

Abonelik tarife ve ücretleri ile nerelerde isbike kiralama istasyonları bulunduğunu görmek için:

https://www.isbike.istanbul/

Şu notu düşmekte fayda var: isbike’den kiralayacağınız bisikletler kalite-konfor olarak üst düzey bisikletler değil. Bir sahil şeridinde kısa bir tur atmak için ideal fakat asla daha uzun bir tur için değil.

Bisiklet kiralama demişken, eğer bisiklet almayı şu anda düşünmüyor fakat sürmek de istiyorsanız çevrenizdeki bisikletçileri gezip bisiklet kiralaması yapıp yapmadıklarını sorabilirsiniz. Böylece günlük bisiklet kiralaması yaparak kimi günlerinizi bisiklete ayırabilirsiniz.

Peki İstanbul’da bisiklet sürmeye çıkmadan önce neler bilinmeli, nelere dikkat edilmeli?

Sadece İstanbul’da değil, nerede olursa olsun bisiklet sürmeye çıkmadan önce mutlaka bir adet kask edinmelisiniz.

Teker patlaması, zincir atması gibi bisiklet sürerken sıkça yaşanan sorunlara pratik çözümler için küçük bir çanta hazırlayabilirsiniz. Çantaya el pompası, yedek iç lastik gibi parçalar koyarsanız bisiklet sürerken oluşabilecek bir olumsuzluktan korunabilirsiniz.

Aslında İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuda önemli ve güzel bir işe başladı. İstanbul’un bisiklet rotalarındaki kritik yerlere manuel bisiklet tamir istasyonları kurdu. Fakat yayınladıkları bisiklet tamir istasyonu noktalarının tamamı şu anda faal değil.

Bisiklet sürmeye çıkmadan önce hava durumunu incelemekte fayda var. Zira ‘Cehennem Sıcakları’ denen süreçten geçiyoruz ve gün içerisinde sıcaklar 32-33 dereceye kadar yükselebiliyor. Uzmanlar 11.00-16.00 saatleri arasında acil durumlar dışında güneş altında kalmama noktasında uyarılarda bulunuyor. Bisiklet sürmek için de sabah erken saatler ya da akşamüzeri / gece saatlerini tercih etmek şu an için en sağlıklı seçenek.

Gece sürüşlerinde ise bisikletinizin ışıklarının takılı olması, sizin de üzerinize parlak kıyafetler giymiş olmanız gerekli.  

Toplu taşımada bisiklet ile yolculuk yapmak

Bisiklet sürmek için seçtiğiniz rotaya ulaşmak ya da bir aksilik durumunda geri dönmek için İstanbul’da toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz.

Fakat toplu taşıma araçlarında bisiklet kullanımı kimi kısıtlamalara tabii.

Vapurlara istediğiniz saat diliminde bisikletiniz ile ücretsiz olarak binip yolculuk yapabilirsiniz.

Fakat metrolarda sabah 07.00-09.00 ve öğleden sonra 17.00-20.00 saatleri arasında bisiklet ile yolculuk yapmak yasak. Bu saatler dışında siz de metrolardaki bisiklet vagonlarını kullanarak yolculuk yapabilirsiniz.

Marmaray’a sabah 07.00-08.30 dışında ve öğleden sonra 16.00-19.30 saatleri dışında bisikletiniz ile binebiliyorsunuz. Pazar ve bayram günleri ise 24 tüm gün Marmaray’ı kullanabilirsiniz.

Metrobüslere ise sabah 07.00-10.00 ve akşam 16.00-22.00 aralığında bisikletler alınmıyor. Bu saat dilimleri dışındaki tüm saatlerde bisikletiniz ile metrobüslerde seyahat edebilirsiniz.

İstanbul’da keyifle bisiklet süreceğiniz 3 rota

1-) Kadıköy – Pendik (29 km)

Kadıköy-Pendik bisiklet yolu, Moda Sahil Yolu’ndan başlayarak Munir Nurettin Caddesi’ nden devam etmekte, Kalamış Marina’dan sonra Cephanelik Sokak aracılığıyla Fenerbahçe Dalyan’a uzanmakta ve Bostancı’ya kadar sahil dolgu alanında devam etmekte.

Bostancı Sahil Transfer Merkezi’nde kesintiye uğrayan bisiklet yolu, Pendik’e kadar sahil dolgu alanı boyunca devam ediyor.

29 kilometre uzunluğundaki bisiklet yolu Kadıköy, Maltepe, Kartal ve Pendik olmak üzere dört farklı ilçenin sahil alanından geçiyor.

Yeni başlayanlar için bu rota Kadıköy-Maltepe ya da Kadıköy-Kartal olarak kısaltılabilir.  

2-) Beşiktaş – Sarıyer (20 km)

Beşiktaş Vapur İskelesi’nden başlayan rota, sırasıyla Ortaköy, Arnavutköy, Bebek, Aşiyan, Baltalimanı, İstinye, Yeniköy ve Kireçburnu’ndan geçerek Sarıyer sahil yolunda sona eriyor.

Yaklaşık 20 kilometre uzunluğundaki bu rota hem deniz manzarası hem de iki boğaz köprüsünün altından geçmenin verdiği hazla harmanlanıyor.

Lakin eğer bu rotada bisiklet sürecekseniz bunu öğlen ya da akşam saatlerinde değil de, hem araçların hem de yayaların daha az olduğu sabah saatlerinde yapmanızı öneririm. Aksi halde turdan pek keyif alamayabilirsiniz. 

3-) Florya – Eminönü  (22 km)

Florya sahilinden başlayan rota, Yeşilköy, Bakırköy, Zeytinburnu, Yenikapı, Kumkapı ve Sarayburnu’ndan geçtikten sonra Sirkeci ile birlikte Eminönü’ne bağlanıyor.

Tarihi yarımadanın keyfini bisiklet sürerek çıkartmak isteyenler için bu rota Eminönü’nden sonra Ayakapı, Fener, Balat ve Haliç’e kadar uzatılabilir.

Çoğunlukla sahil şerinden devam eden bu rota hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. Bu sebeple bu rotayı hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde turlamanızı öneririm.

Bonus: Bisiklet sürmeyi bilmeyenler için de güzel bir haberim var. İBB iştiraki isbike; Abdi İbrahim, Domestos,  Hamidiye Suları ve SPX sponsorluğu ile istanbulda ücretsiz bisiklet eğitimi veriyor.

7’den 70’e 10 bin kişiye bisiklet sürmeyi öğretmeyi amaçlayan proje kapsamında Yenikapı ve Maltepe’de bulunan İsbike Bisiklet Okulları’nda 3 saatlik eğitimler veriliyor.

Bisiklet eğitimleri hakkında bilgi almak ve kayıt yaptırmak için:

https://bisikletokulu.isbike.istanbul/