Medya “FETÖ’cü” dedi, Korkmaz şirketine çöktü, beş yıl sonra büyükelçi ziyaret etti

1968’den beri ABD’de yaşayan, Borajet’in kurucusu işadamı Yalçın Ayaslı, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından iktidar medyasında FETÖ’cülükle suçlandı. Hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Suçlamalar üzerine değeri düşen Borajet’i Sezgin Baran Korkmaz’a satmak zorunda kaldı. Ayaslı medyadaki karalama kampanyasının arkasında olmakla suçladığı Korkmaz’ın aleyhine ABD’de dava açtı. Beş yıl sonra Türkiye’nin yeni ABD Büyükelçisi Murat Mercan, Ayaslı’yı evinde ziyaret etti.

Türkiye’nin yeni Washington Büyükelçisi Murat Mercan, ABD’de yaşayan işadamı Yalçın Ayaslı’yı evinde ziyaret etti. Gazeteci Gökçer Tahincioğlu bu ilginç ziyareti fark edip haberleştirdi (T24, 11 Haziran).

Ayaslı, ziyareti sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:

“Sayın Washington Büyükelçimiz Hasan Murat Mercan, Concord Massachusets’de ziyaretimize geldi. Tanışmaktan mutlu olduk. Türk-Amerikan ilişkilerinin zorlu bir dönemden geçtiği bu zamanda görevinde başarılar dileriz.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:306108-751x514.jpg

Mercan’ın ziyaret ettiği Ayaslı, 2016’daki darbe girişiminin ardından iktidara yakın medyada FETÖ’cü ilan edilmiş, 2010’da kurduğu Türkiye’nin ilk bölgesel havayolu şirketi Borajet’i Sezgin Baran Korkmaz’a satmak zorunda kalmıştı.

Serbestiyet ve Karar yazarı Yıldıray Oğur, 2016’da Sezgin Baran Korkmaz’ın adının Türkiye’de duyulmasına neden olan Borajet olayını köşesinde kaleme almış, şöyle yazmıştı:

“2010’da Türkiye’nin ilk bölgesel havayolu firması olarak kurulan Borajet’in sahibi Yalçın Ayaslı, 1968’den bu yana ABD’de yaşayan, ODTÜ’lü, doktora yapmış, ABD’deki Türk derneklerinin öncülerinden bir işadamıydı.

“Hakkında 2012 yılında Anadolu Ajansı’nın şöyle haberler geçtiği bir isimdi:Forbes Dergisi’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘En Zengin 100 Türk’ listesine 90. sıradan giren ve uzun yıllar ABD’de yaşayan Dr. Yalçın Ayaslı, mezunu olduğu ODTÜ’ye savunma sanayiinden tıbba, radar teknolojilerinden enerji sistemlerine kadar kritik alanlarda bilimsel araştırmaların yapılacağı ‘Ayaslı Araştırma Merkezi’ni kurdu.’

“Ama 15 Temmuz darbesinden iki ay sonra, Ağustos ve Eylül aylarında hakkında gazetelerde bambaşka haberler çıkmaya başladı.

“Özellikle bir medya grubuna bağlı gazetelerde o günlerde üst üste çıkan haberlerden bazılarını okuyalım:

“‘FETÖ’nün altın çocuğu Yalçın Ayaslı ve Faruk Bayındır Borajet’i kurdu. Uçak üstüne uçak satın aldı. Ancak kâra geçemedi. Bunun üzerine müthiş bir hamleyle herkesi şaşırttı. Paralel Yapı’ya ilk mağlubiyetini tattıran Fenerbahçe’nin formasına adını yazdırdı. Sarı-Lacivertliler’i uçurarak Fenerbahçeliler’in Çağlayan Adliyesi’nde yazdığı destanı unutturdu.’

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:download-3.jpg

“’17/25 Aralık kumpası üzerinden Türkiye’yi sıkıştırmaya çalışan ABD, merkezi kendi ülkesinde bulunan Bora-Jet’in İran’a yönelik ambargoyu delen FETÖ üyesi yöneticileri ile birlikte çalışmış.’”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:images.jpg

15 Temmuz’un hemen ardından çıkan bu haberler sonucunda ne oldu?

Yalçın Ayaslı’dan okuyalım:

“2016’da yapılan asılsız karalama yazıları ile durum değişti. Borajet’i benim sahipliğimde devam ettirmek imkânsız hale geldi, ben de bila bedel devretmek durumunda kaldım. Medyada beni ve Borajet’i FETÖ ile ilişkilendirmek, maksatlı olarak ve büyük bir gayretle yapılan adımı ve şirketimi karalama projesinin bir parçasıdır. Projenin 2016’da yapılan ilk ayağında Borajet’in piyasa değeri düşürülmüş, şirket bila bedel ele geçirilmiş.”

(İşin tuhafı Ayaslı’nın bu sözleri söylediği röportajı, hakkındaki medya kampanyasından 6 ay sonra aynı medya grubunda yayımlandı.)

Peki, bu haberler sonucunda Ayaslı, Borajet’i kime sattı:

“Aralık ayı sonunda Borajet’i, ekonomik zorluklar içindeki şirketleri satın alma ve yönetmede uzman bir girişimci olarak tarafıma tanıtılan, Sezgin Baran Korkmaz’ın sahibi olduğu SBK Holding bünyesindeki Bugaraj isimli şirkete hiçbir devir bedeli almaksızın ve hatta banka borçlarının tamamını ödemeyi üstlenerek devrettim. Ancak şirketi devrettikten sonra SBK Holding’in ABD’de haklarında muhtelif suçlardan dolayı yasal takipler bulunan bir grup tarafından finanse edildiğini öğrendim.”

Ayaslı, Borajet’i satın alan SBK Holding’in finansörü olan Jacob Ortell Kingston ve Levon Termendzhyan’ın ABD’de kara para soruşturmasına konu olan isimler olduğunu öğrenince satıştan caymaya çalıştı ama bu kez de Sezgin Baran Korkmaz, şirketin borç batağında olduğunu iddia etmeye başladı.

Bu kampanyayı nerede yaptı, tabii ki yine medyada.

O dönemde, normalde böyle mevzular yazmayan bazı köşe yazarları işi gücü bırakıp Sezgin Baran Korkmaz’ın haklarını savunmak için canhıraş yazılar yazdılar.

Korkmaz, aldıktan bir yıl sonra Borajet’in faaliyetlerini durdurdu. 2019 yılında da yine bir mahkeme kararıyla Borajet’in iflasını açıkladı.

Önceki İçerikSedat Peker, Demirören dosyasının başlangıcını 1983’e taşıdı: “O yalı yanmadı, siz yaktınız”
Sonraki İçerikBiden, G-7 liderlerine Uygurları zorla çalıştıran Çin’e karşı birleşik cephe önerdi