ders vermeden konuşmayı
öğreniyorum doğadan,
ders vermeden
ve kendini bırakıp,
başkaları için hisse çıkarmadan,
derenin kumlarla, çakıllarla
yağmurun çimenle, çiçekle
konuşması gibi,
rüzgârın, geçip giden
kavimlerin sesiyle
yolun taşıyla toprağıyla
konuşması gibi…
ve kiraz ağacının,
elini ağzına tutaraktan
fısıltıyla konuşması gibi
badem ağacıyla,
badem ağacının da,
ağzıyla, diliyle değil,
gamzeleri ve kirpikleriyle
kiraz ağacına,
sus! demesi gibi,
sus ve dinle – çalıların dibinde
bir melek ötekine,
insanın işlerinden bahsediyor,
kafasındaki planlardan,
yüreğindeki yaralardan….
1 Ekim 2009
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.