İmralı görüşmesinden ne çıkar?

 

Gözler Abdullah Öcalan’ın bayramda ailesi ile yapacağı görüşmede. Görüşme bir anda stratejik bir önem de kazanabilir. Çünkü iktidar da, devlet de, PKK-HDP de bu ziyaretin neye evrileceğini yakından izleyecek.

 

Ziyaretin yakından izlenmesinin üç nedeni var.

(1) Öcalan ne söyleyecek?

(2) Öcalan ne tür bir misyon ve rol ile kamuoyunun karşısına çıkacak?

(3) Öcalan çöken çözüm sürecine dair nasıl bir değerlendirme yapacak? Örneğin çöken görüşmelere ilişkin bir fatura çıkarma arayışı içinde olacak mı?

(4) Öcalan 15 Temmuz gecesi neler yaşadı?

 

Devlet öngörüsüz olabilir mi?

 

Devlet ve hükümet, Öcalan’ın ailesi, DTP heyeti veya bağımsız gözlemcilerce ziyaret edilmesine olur vermedi. Çünkü bu tür bir ziyaretin görüşmeyi siyasallaştırmasından çekindi. O yüzden siyasi bir ziyaretten ziyade insani bir görüşme olmasını tercih etti.

 

İnsani bir çerçevede gerçekleşecek görüşmeden önce, Öcalan’ın devlet ile bir teması olmuş olabilir mi? Olmaması, devletin öngörüsüzlüğünü yansıtır. Eğer devlet bir ön görüşme yapmamış, aile görüşmesinde de nelerin söylenebileceği konusunda bir temas kurmamışsa, iktidarın (hükümetin) bu görüşmenin gerçekleştirilmesine olur vermesi mümkün olmazdı.

 

Zira aksi durum, Öcalan’ın dışarıyı daha da sertleşmeye götürecek mesajlarının çıkmasına imkan ve olanak tanınması olurdu.

 

Öcalan’ın ailesiyle görüşmesini bu zemin için kullanması, her halde iktidarın hoşuna gitmezdi. O zaman iktidar doğal olarak “benim aleyhime bir sonuç yaratacak bir zemini neden oluşturayım?” sorusunu sorardı. Bu soruyu da devletin ilgili birimlerinin yanıtlamasını isterdi.

 

O yüzden Öcalan’ın ailesi ile görüşmesinden ortamı daha da sertleştirecek mesajların çıkacağı kanaatinde değilim. Aksi bir durum gelecek öngörüsü olmayan eski devlet aklını yansıtmış olur ki, hepimiz bu devlet aklından kurtulduğumuzu düşünüyoruz.

 

Tüm bu sebeplerden dolayı, görüşme öncesi Öcalan ile bir temas kurulmuş, temasta da görüşmenin hangi amaçlar için değerlendirilmesi gerektiği konusunda bir uzlaşma sağlanmış olması, yüksek bir olasılık.

 

İki alternatif ve iki mesaj olasılığı

 

Bu uzlaşma veya ortaklaşma ne olabilir? Bu sorunun yanıtı, devlet-Öcalan-Kandil arasında ne tür bir arka oda diplomasisinin kurulmuş olabileceği sorusunun yanıtına yakından bağlı. Çünkü bu mesajlar devlet-İmralı-Kandil üçgeninde varılan çerçevenin derinliğini yansıtacak.  

 

Eğer devlet-İmralı-Kandil arka oda diplomasisinde yeni bir süreci başlatma uzlaşması sağlandıysa, Öcalan’dan ailesi üzerinden tüm kamuoyuna yönelik bağlayıcı bir barış mesajı gelebilir.

 

Bu mesaj, çözüm sürecinin kaldığı yerden devam etmesi için PKK’ye derhal ateşkes ilan etmek ve sınır dışına çekilmek için bir takvim belirleme çağrısı şeklinde de olabilir.

 

Eğer ikinci bir ihtimal gerçekleşmiş, sadece devlet ile Öcalan arasında görüşme olmuş ve bazı konularda ortaklaşma sağlanmış, ama Kandil bunun dışında tutulmuşsa, o zaman dışarı çıkacak mesajlar daha farklı olur. Bu mesajlar da “etkiyi ver, tepkiyi gör” şeklinde kodlanır.

 

Böyle bir kodlama halinde, Öcalan’dan üzerine düşen rolü oynamaya hazır olduğu, önü açılırsa kısa sürede savaşı sonlandıracak nihai barışı sağlayabileceği vurguları gelebilir.

 

Bu hamleden sonra hem devlet hem Öcalan, Kandil’in, HDP’nin, Rojava’nın ve Avrupa diasporasının açılmak istenen karta ne tür bir bir yaklaşım sergilediğini yakından izleyecek. Gelen tepkilere bağlı olarak, İmralı’nın oyun planına dahil olup olmayacağı belirlenecek.

 

Devlet ve iktidar, Öcalan’a barış için önemli bir zemin sunuyor. Öcalan’ın tutumu ve devlet aklı kadar Kürt siyasi öznelerinin de bu zemini nasıl değerlendireceği, aile görüşmesinin neye evrileceğinin nirengi noktası olacak. 

 

Önceki İçerikHukuk ortadan mı kalktı?
Sonraki İçerikİdlib’de çarşı bombalandı: 58 ölü