Anasayfa / Yazarlar / Nasıl okumalıyız?

Nasıl okumalıyız?

23 Haziran seçimlerinin iktidara verdiği mesaj "Böyle yapmayın" şeklinde okunabilir. Toplum diyor ki: Farklılıkların uzlaşabildiği, hiçbir grubun diğer gruba üstünlük taslamadığı, değişen dünyanın gerçeklerini ve genç kuşağın ihtiyaçlarını anlayabilen bir format...

 

Binali Yıldırım'ı sonuçların hemen ardından yaptığı konuşma nedeniyle kutlamalıyız. İmamoğlu'na şehir yönetiminde yardımcı olacağını ifade etti. Uzlaşmacı bir dil kullandı.

 

İmamoğlu'nun etraflı değerlendirmesi de önemliydi. Bir uzlaşma ve iktidarla danışma çizgisi benimseyeceğine ilişkin etkili mesajlar verdi.

 

Sıkça kullandığım sözlerden birisidir: "Halkın sağduyusuna her zaman güvenmek gerekir." 31 Mart yerel seçimlerinde aslında halk iradesini ortaya koymuş, birçok büyük belediyeyi muhalefetin kazanmasını sağlamış ve de İstanbul, belediye başkanını seçmişti. Seçmen, çok ince ayarlanmış ve çok gerçekçi bir uyarıda bulunmuş, yeni bir eğilime ve uzlaşma ihtiyacına işaret etmişti. Bu talep sadece sandık sonuçlarında değil sokakta da hissediliyordu.

 

23 Haziran seçim sonuçları, seçmenin bu mesajını ve talebini daha da belirginleştirdi. Yıllarca toplumu seküler bir kalıba dökmek isteyen anlayış, 2001 seçimlerinden itibaren bir yenilgiler zinciri yaşamıştı. O tarihten sonra muhafazakarların hükümranlığı yaşandı.

 

23 Haziran seçimlerinin iktidara verdiği mesaj "Böyle yapmayın" şeklinde okunabilir. Toplum diyor ki: Farklılıkların uzlaşabildiği, hiçbir grubun diğer gruba üstünlük taslamadığı, değişen dünyanın gerçeklerini ve genç kuşağın ihtiyaçlarını anlayabilen bir format… Muhafazakarlar, sekülerler ve Kürtlerin yeni bir demokratik formatta buluştuğu, devletin halkı şekillendirmeye çalışmadığı, tam tersine, halkın devleti belirleyebildiği bir düzlem… Gençlerin daha çok öne çıkabildiği, daha renkli, daha dinamik, tüm farklılıkların, tüm kökenlerin, tüm inanç gruplarının bir arada yaşayabilmesi konusunda daha olgunlaşmış bir İstanbul (ve bir Türkiye)…

 

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın