İran’da sanatçılar, gazeteciler: “Yurttaş değil esiriz…”

 

Taraneh Alidoosti, İran'ın en tanınmış sinema oyuncularından. İnstagram'da 6 milyon takipçisi bulunan Alidoosti, Tahran'da rejim karşıtı gösteriler sürerken, tepkisini en üst perdeden dile getirdi: "Yurttaş değil esiriz."

 

Sanatçılar, gazeteciler, rejim karşıtı tavırlarını açıkça ortaya koymaya başladılar… Taraneh Alidoosti, yabancı film dalında 2017 yılındaki Oscar'a aday gösterilen "Satıcı" filmindeki rolü ve TV oyunlarıyla tanınıyor. İranlılar sokakta rejim karşıtı gösterilerini sürdürürlerken İranlı ünlü kadın oyuncu, gösterilerde öldürülenlerin anısına, İnstagram'da, kendi fotoğrafını kaldırıp, yas tuttuğunu göstermek amacıyla çerçeve içinde boş bir siyahlık bıraktı. Ardından da eleştirilerini sıraladı.

 

İstifalar…

 

İran'da rejime tepkisini ifade edenlerin sayısı artıyor… Ukrayna uçağının düşürülmesi üzerine, İran Devlet Radyosu'ndan gazeteci Gellare Jabari, "13 yıl boyunca yaptığı yalan yayınlar" nedeniyle özür diledi ve görevini bıraktı. İnstagram hesabından “Kendi yurttaşlarımızın öldürülmüş olduğuna inanamıyorum. Bunu öğrenmekte geç kaldığım için; size sunduğum yalan haberler için beni affedin,” açıklamasını yaptı.

 

Zahra Khatami'nin istifa gerekçesi şöyle: “Beni bugüne kadar bir sunucu (anchor) olarak benimsediğiniz için teşekkür ederim, TV'ye yeniden dönmeyeceğim, beni affedin.” Khatami'nin ardından istifa eden Saba Rad şunları dile getirdi: “Bugüne kadarki desteklerinize teşekkür ederim. 21 yıllık TV ve radyo kariyerimin ardından artık bu işe devam edemeyeceğim.”

 

Gazeteciler krizinin önemli bir nedeni, Ukrayna uçağının düşürülmesinin ardından yapılan yalan yayınlar. Devlet TV yorumcusu Ghanbar Naderi şöyle diyor: "Hükümete güven kalmadı. Halk özgürlük istiyor. Uçağın düşürülmesiyle ilgili yalan haberler, kamuya güveni ortadan kaldırdı. Devrim Muhafızları bir sivil uçağı düşürdü, bunu kınamak dışında bir şey yapamam."

 

İran Gazeteciler Cemiyeti, yapılan yalan haberleri kınayan bir açıklamada bulundu.

 

Sınır tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün raporlarına göre, İran, basın özgürlüğü konusunda 180 ülke içinde en kötü 170. ülke durumunda. 40 yıllık yönetim döneminde en az 860 gazeteci tutuklandı ve cezalandırıldı. Reformcu gazetelerin tamamı kapatıldı. Twitter gibi platformlara sık sık yasak geliyor. 40 yıldır süren baskıcı rejim halkı yoksullaştırdı, özgürlükleri yok etti. Medyayı susturdu ve kendine bağımlı hale getirdi. İran halkı, bu siyasi despotizm karşısında, artık yeter deme noktasına geliyor.

 

Gelinen nokta bir acı tarih…

Önceki İçerikSinemada haftanın filmleri (17 Ocak 2020)
Sonraki İçerikFlores, flores para los muertos