Şeyhleri ve medreseleriyle Tillo

“Tillo” ismini, ilk kez Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın (1703-1780) ünlü kitabı “Marifetname”yi okuduğumda duydum. Siirt Üniversitesi’nin davetiyle bulunduğum bu şehirde, en çok görmek istediğim yer Tillo’ydu. Buranın ününü, İslam dünyası üzerindeki etkisini bildiğim için merakım fazlaydı.Tillo, bir medreseler kasabası. Çevresi fıstık ağaçlarıyla kaplı, bir tepenin yamacında sakin ve etkileyici bir görünüşe sahip. Nüfusu giderek azalan küçük bir kasaba olmasına rağmen sürekli ziyaretçileri var. Belediye Başkanı Mesut Memduhoğlu ile birlikte, bu kasabanın geçmişinde önemli yeri olan İsmail Fakirullah’ın (1655-1734) türbesini ziyaret ettik. Aynı türbede, ünlü bilim insanı ve Fakirullah’ın öğrencisi İbrahim Hakkı da yatıyor.Bu türbeyi, aynı zamanda döneminde bir astronom olarak kabul edilen İbrahim Hakkı yaptırmış. Gün dönümü tarihlerinde yani 21 Mart ve 23 Eylül’de doğan güneşin, türbenin içindeki hocası İsmail Fakirullah’ın mezarının başucuna ulaşması için bir düzenek kurmuş. Küçük bir delikten ayarlanmış bu ışık sistemini görmek ilginç.Tillo’da şu anda dört medrese faaliyetini sürdürüyor. İsmi “Yüksek Tepe” anlamına gelen bu küçük kasaba, 13. yüzyıldan bu yana, bilim ve eğitim merkezi olarak aralıksız varlığını sürdürüyor.Medrese sistemi, Selçuklular’da ve Osmanlı’da önemli bir eğitim kurumuydu. Cumhuriyetle birlikte medreseler kapatıldığı için Tillo medreseleri de büyük sıkıntılar çekmiş. Buna rağmen sürekliliklerini yitirmemişler, bir şekilde dini eğitim burada devam edebilmiş.28 Şubat post-modern darbesi döneminde, burası da hedef haline gelince, medreseler Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kuran kurslarına dönüştürülmüş. O zamandan beri, bu şekilde eğitimlerini sürdürdükleri söyleniyor.Bu medreselerde, dini eğitimin yanı sıra Arapça ve Kürtçe de “eğitim dili” niteliği taşıyor. Buradaki eğitimlerini tamamlayanların önemli bir kısmı, imam hatip okullarının sınavlarına girerek diploma alıyorlar. Bir kısmı da ilahiyat fakültesinden mezun oluyor.Tillo’da, dört ayrı kola ya da cemaate mensup medreselerde, yatılı 700 erkek öğrenci okuyor. Kız öğrenci kabul eden medresenin ise yalnızca gündüzlü olduğu anlatıldı. Şu anda 50 civarında kız öğrenci bulunduğu ifade edildi.Tillo merkezli olarak Siirt’te birer din ve toplum önderi olarak kabul edilen şeyhlerin toplumsal meselelerin çözümünde ve yürütülmesinde etkinlikleri olduğu anlatılıyor. Binlerce yıldır süren bu geleneğin, bu medreselerle de bir bağının olduğunu anlamak mümkün.İbrahim Hakkı’nın aşk mektubuErzurum’da doğup, Tillo’da eğitim gören ve burada ölen İbrahim Hakkı Efendi, din adamı olmanın ötesinde; matematikçi, pedagog, coğrafya bilgini, tıp insanı olarak eserler vermiş.Kendilerinden uzak kaldığı eşlerine yazdığı mektuplardan birisini sizlerle paylaşmak isterim.Eşi Züleyha’ya uzaklardan şöyle sesleniyor: “Bir küçük kadın gördüm, hemen sana benzettim, selam sabah ettim, sesi dahi sana benzerdi; senin hatırın için sokak ortasında ana yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar kocası varmış zindanda, ana ekmek götürürmüş. On kuruş borcunu vererek anı halâs edip sevabını sana bağışladım. Allahu Taâlâ senden razı olsun, zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah Şeyh Osman’ı (oğulları) bize bağışlasın, âmin ve cümle küçük kadınlar sana kurban olsun ve büyük kadınlar bacılarına kurban olsunlar. Benim hakkımda siz bana dünyalar değersiniz.(…) Bu muhabbetnamem boş gelmesin için her birinize birer bürüncük gömlek irsal olundu, şimdilik ma’zur olsun. İnşallah yakında va’demiz tamamında ağa efendimizden destur alırız ve gelip sizinle çermikte (hamam, kaplıca) çimeriz; zira, bu çermiği sizin hevesinizle yaptırdım.(…) Sizinle ol kadar çok sözlerim vardır ki bir ay yazsam tükenmez.”Kadınların toplumsal hayattaki yeri konusunda sorunlar yaşayan Siirt’te 250 yıl önce yazılmış bu “aşk” mektubu, bugün bile anlamlı sayılabilir.11-02-2014 / Radikal

Önceki İçerikBeşinci Zirve’nin üzerindeki iç siyaset gölgesi
Sonraki İçerikHesaplı devrim