Taliban’ın dönüşü ve Afgan kadınları…

Her ne kadar Kabil’deki yönetimi elinde tutan hükümet Batı yanlısı olsa da şehrin üzerine sinmiş Taliban korkusu, kadınlara toplum içinde fazla hayat hakkı tanımıyordu. Taliban kadınların sokağa çıkmalarına, okula gitmelerine izin vermiyordu. Kaldığımız otelde, Afgan kadınların katıldığı bir açık oturum yapılmıştı. Bir ara söz Türkiye’de Cumhuriyet reformlarına ve laiklik meselesine geldi.

Bundan tam on yıl önce, bir grup gazeteci, Afganistan’a gitmiştik. Toz bulutunun altında gri bir şehirdi başkent Kabil. Toz, şehrin kara kaderini simgeliyordu. Kaldığımız otelin çevresi beton duvarlarla çevrilmişti. Gelişimizden birkaç gün önce, Adalet Bakanlığı havaya uçurulmuştu. Korkarak da olsa Kabil’in otele yakın yerlerinde dolaşıyor, şehri tanımaya, anlamaya çalışıyorduk. Kabil sokaklarında çok fazla kadın yoktu.

Her ne kadar Kabil’deki yönetimi elinde tutan hükümet Batı yanlısı olsa da şehrin üzerine sinmiş Taliban korkusu, kadınlara toplum içinde fazla hayat hakkı tanımıyordu. Taliban kadınların sokağa çıkmalarına, okula gitmelerine izin vermiyordu. Kaldığımız otelde, Afgan kadınların katıldığı bir açık oturum yapılmıştı. Bir ara söz Türkiye’de Cumhuriyet reformlarına ve laiklik meselesine geldi.

Türkiye’den gelenler, Türkiye’deki katı laikçiliği eleştiren değerlendirmeler yaptılar. Afgan kadınlarının bu yaklaşıma tepkileri sert oldu. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki modernleşme hamlelerini önemsediklerini söylediler, “Atatürk’ün yaptığı reformların ne kadar değerli olduğunu en çok biz anlıyoruz” dediler. Bizim eleştirel yaklaşımlarımızdan çok hoşlanmadıklarını dile getirdiler.

Yeniden eve kapanma tehdidi

11 Eylül 2001’de New York’taki ‘İkiz Kuleler’ saldırısının ardından Afganistan’da ABD müdahalesiyle yeni bir hükümet kurulmuştu. Devlet Başkanı Karzai’nin Güvenlik Başdanışmanı ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden okul arkadaşım Rangin Dadfar Spanta, ülkede gerçekleşen değişimi şöyle anlatmıştı: “İktidara geldiğimizde kişi başına yıllık gelir 185 dolardı, bugün 540 dolar.

Tabii ki bu da bir şey değil ama bir ilerleme. Ordumuz, polisimiz, yargı organlarımız yoktu. Hepsini yeniden örgütledik. Biz geldiğimizde toplam 4 bin üniversite öğrencisi vardı ve hepsi erkekti. Şimdi 100 bin üniversite öğrencisi var ve bunların yüzde 38’i kadın. Taliban döneminde çalışan tek bir kadın bile yokken bugün ülkedeki öğretmenlerin yüzde 75’i kadın.” Kadınların hâlâ sokakta az göründüğü, bir bölümünün de burka ile dolaştığı yönündeki gözlemimizi aktardık. “Eskiden sokağa çıkamazlardı. Örtünme resmi olarak kanunlarda yok.

Bizim de yönetim olarak böyle bir politikamız yok. Ancak kadınların özgürlüğü konusundaki değişim kolay değil. Zamana ihtiyaç bulunuyor. Benim kızım Almanya’da öğretim üyesi, o bile buraya geldiğinde sokağa çıkarken başına bir örtü alıyor” yanıtını verdi. On yıl sonra ABD çekilirken Taliban bütün ülkeye egemen olmanın eşiğinde. Afganistan’da Türk askerinin kalmasını savunanlar şu yorumu yapıyorlar:

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN

Önceki İçerikAlmanya: 100 yaşındaki Nazi muhafızı mahkemeye çıkıyor
Sonraki İçerikVİDEO HABER | Milliyet muhabiri Bodrum’da yangınların arasında kaldı