Ana SayfaYazarlarTüm dershaneler sizin olsa ne olur?

Tüm dershaneler sizin olsa ne olur?

“Şaşırdık yolumuzu, ne yapsak ki?

Kırda güden bizi şeytan olsa gerek

Oraya buraya savurup duran.”

A. Puşkin* 

 

Anayasa Mahkemesi’nin “dershane” kararına sevinen Gülen Cemaati mensupları: Beyhude kendinizi avutmayın, çünkü siz bu savaşı çoktan kaybettiniz.

Kararın içeriğini henüz tam olarak bilmiyoruz ve gerekçesi de henüz açıklanmadı. Ama söz konusu düzenlemenin tümü iptal edilse bile eski duruma dönemeyeceksiniz.

Hayır, Anayasa Mahkemesi kanun koyucu gibi hareket edemeyeceği, dolayısıyla top hala yasama organında olduğu için demiyorum.

Mahkeme’nin eski alışkanlığının nüksetmiş olma ve dolayısıyla kanun koyucu gibi davranmış olma ihtimalini dışlamıyorum.

Ama diyorum ki, öyle olsa bile kaybettiniz.

**

Dershane düzenlemesi söz konusu olduğunda hükümete karşı sizi; sizin başrolde olduğunuz 17 ve 25 Aralık’ta emniyet ve yargı üzerinden meşru hükümeti alaşağı etme girişimine karşı da hükümeti desteklemiştim.

Yine aynı pozisyondayım.

Ama bu vesileyle görmek istemediğiniz gerçeği bir kez daha hatırlatıyorum size: Yenildiniz ve yenilmeye mahkumdunuz. Sadece bu gerçeği kabullenemiyorsunuz. Kabullenemedikçe daha çok hata yapıyor, ayağınızı bastığınız zemini daha fazla daraltıyorsunuz.

Bu saatten sonra tüm dershaneler sizin olsa ne olur? “Değirmen gitmiş şakşağını arıyor” derler, yıkıntıların içinden üç beş parçayı kurtarsanız ne olur?

Siz bu ülkenin yükselen gücüydünüz. Çevre’den, alt ve orta sınıflardan gelen en dinamik gruptunuz.  Onu kaybettiniz.

Şimdi Anayasa Mahkemesi kararını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyor medyadaki dostlarınız. Ama Erdoğan bu kavgayı çoktan kazandı.

Onca kasete, ses kaydına, dezenformasyona rağmen milyonlarca insan neden ilk turda onu yüzde elli ikiyle seçti biliyor musunuz? Çünkü onda ezilmek istenen kendi bireysel iradesini ve çocuğunun geleceğini gördü.

Yeni bir vesayet girişimine karşı onun üzerinden nefsi müdafaa yaptı ve bu yüzden hala onun arkasında duruyor.

**

Anayasa Mahkemesi ne yönde karar vermiş olursa olsun, bu sizin asıl sorununuzu çözmeyecek.

Dershaneleriniz altın tepsi içinde size iade edilse bile o eski günlere, ailelerin çocuklarını yazdırmak için çırpındığı günlere geri dönemeyeceksiniz.

Biliyorum, size yenildiğinizi ben anlatamam. Hiç kimse anlatamaz. Sadece bir kişi, Fethullah Gülen bu gerçeği kabul edip size bildirebilir ve siz de ancak o zaman kabullenebilirsiniz.

Korkarım o gün gelinceye kadar çöllerde avare dolaşacaksınız.

Paha biçilmez bir servete sahiptiniz.

Onu kaybettiniz ve Türkiye’nin tüm dershanelerini verseler bir daha geri gelmeyecek.

 

*Dostoyevski’nin Ecinniler’i böyle başlar.

 

- Advertisment -