Varoluşun evrimi

 

Ren geyiği kemiğinden toka,

Küpe, gerdanlık yapıyordu

Kırk bin yıl önce belki

Sevgilisi için insanoğlu.

 

Kelimelerle kemikleri,

Otları, taşları ve duyguları

Karıştırmasaydı birbirine

Şiir de yazacaktı belki.

 

On bin yıl sonra bugün

Bir alışveriş merkezinde,

Bir kafede oturmuş

Işıltılı şiirler yazıyor,

 

Sevdiği birisi için değil, hayır,

Tasarlanmış bir şairin

Başını fena halde döndüren

Tasarlanmış bir kadın için.

 

Ve o, bunu yazabiliyor diye,

Bütün aşkları birden

Yaşıyormuşçasına iyi

Hissediyor zaman zaman kendini

 

O kendini iyi hissediyor diye,

Loş kafede havaya saçılmış

Bir kucak tüy gibi uçuşuyor

Kanatları olmasa da, varoluş.

 

4 Kasım 2009

‘Yüreğe Yapılan Dövme’ Kitabı

 

Önceki İçerikNATO’nun bozgundan hara-kiri ‘ye açtığı yelken
Sonraki İçerikEdirne’de sel felaketi!