Elon Musk, ABD yönetimindeki görevinden ötürü servetinin eridiğinden şikayetçi. Hükümetteki görevi, şirketlerine zaman ayırmasını engelliyormuş. Elon Musk’ın en ünlü şirketi, elektrikli otomobil üreten Tesla. Tesla’nın hisseleri son aylarda sert şekilde düştü.
Tabii bu kadar “kendine odaklı” karakterlerin uzun süre uyum içinde çalışması kolay değil: Trump ile Musk arasındaki ego savaşı son günlerde daha belirgin hale gelmeye başladı. Trump, Musk’a Tesla’ya daha çok zaman ayırmasını tavsiye etmiş. Bu çıkış “Beni daha fazla meşgul etme” şeklinde yorumlanıyor.
Birkaç gün önceyse Elon Musk, elinde milyon dolarlık çeklerle, yargıç seçimlerinde, çekilişle para dağıttı. ABD’deki eyalet yargıçları halk tarafından seçiliyor.
Musk, 1 Nisan’daki Wisconsin Yüksek Mahkemesi seçimleri öncesinde düzenlediği etkinlikte, iki şanslı genç taraftarını sahneye davet ederek onlara birer milyon dolarlık çekler verdi.
Bu paralar, Musk ve Trump’a “engel” olarak görülen yargıçlara karşı hazırlanan dilekçeyi imzalayan kişiler arasında yapılan çekilişin kazananlarına verildi.
Musk, çekleri verirken, onların nasıl kullanılacağına dair bir koşul öne sürmedi. Yani çekleri alan bu iki genç insan, milyon dolarlık ödüllerini tamamen kendi keyiflerine göre harcayabilecek.
Elon Musk’ın sıra dışı bir yöntemle desteklediği adaysa, seçimi kazanamadı. Hem çabalar hem de paralar boşa gitti. Bu kampanyada harcanan toplam paranın ise 100 milyon dolar olduğu söyleniyor. Musk gelişigüzel dağıttığı milyon dolarlık çeklere rağmen Schimel’i seçtirmeyi başaramadı ve demokratlar tarafından desteklenen Susan Crawford yargıç olarak seçildi.
Musk’ın para dağıtarak halkın iradesiyle karşı karşıya geldiği yorumları yapılıyor. Öte yandan, ABD’de bu tarz müdahaleler normal karşılanabiliyor. Sonuçta Elon Musk, Wisconsin’deki mahkemenin çoğunluğunu ele geçiremedi.
Biraz geriye gidelim: ABD Başkanı Franklin Roosevelt’in eşi Eleanor Roosevelt, 1948 yılındaki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin hazırlanmasına başkanlık eden komiteyi yönetmişti.
Bugün ise Donald Trump ve Elon Musk, bambaşka bir ABD’nin ve bambaşka bir dünyanın peşinde. Bu dünya, Trump ve Musk’ı eleştirenlere göre, en büyük gücün para olduğu, ülkelerin bencilce yalnızca kendi çıkarlarına odaklandığı, büyük balığın küçük balığa istediği gibi racon kestiği ve vergi koyduğu, eşitsiz ve sert bir dünya.
Fakat Musk’a sorarsanız, o “Power to the people!” diyor, yani gücü elitlerden alıp halka vermeye çalıştığını öne sürüyor.
Saçtıkları devasa paralara rağmen yenilgiye uğrayan iki kafadarın yani Trump ve Musk’ın arasına soğukluk girdi. Trump, Musk’a yenilginin ardından, özel sektördeki işlerine daha çok zaman ayırmasını tavsiye etti. Bir anlamda “hadi işine git!” demeye getirdi.