Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Mesele slogan atmak değil, sahada doğru yerde durmak!

Mesele slogan atmak değil, sahada doğru yerde durmak!

Ortalık yerde “Çarşı, her şeye karşı” diye afra tafra yapmak kolay. Lakin sorun slogan atmakta değil, sahada doğru yerde durmakta ve doğru olanı yapmakta.

Amedspor taraftarları Diyarbekir’de bir iftar programı yapmışlar. İftara, Amedspor’a gönül verenlerin yanı sıra başka renklere sevdalılar da iştirak etmiş. Ortak bir sofraya oturulmuş, dualara durulmuş, oruçlar açılmış,  çaylar içilmiş, muhabbetler yapılmış ve akabinde herkes evinin yolunu tutmuş. Çok şükür, ters bir şey olmamış; hayat, Ramazan’ın hoşluğunda ve dinginliğinde akıp gitmiş. 

Ne güzel! 

Zaten on bir ayın sultanının gayesi de bu değil mi? 

Bir lokmayı bölüşmek, görüşmek, dayanışmak ve tanışmak değil midir bu mübarek ayın muradı? 

Müştereklerimizi büyütmek, ihtilaflarımızı küçültmek, küskünlükleri bitirmek,  tanımadıklarımızla selamlaşmak ve başkalarının dertleriyle hemhal olmak değil midir tuttuğumuz orucu değerli kılan? 

Bir tas çorbayı paylaşmak, dargınları barıştırmak, diz kırılan sofraları bir dost meclisine çevirmek ve kardeşçe bir-iki kelimenin belini kırmak değil midir Ramazan’ımıza can katan? 

İftarda insanlar bu duygularla bir araya gelir. Birlikte yenilen yemek, kardeşliği ve birliği pekiştirir. Amedspor taraftarları da bu hissiyatla bir iftar organize etmişler. Çok iyi düşünmüşler, çok da güzel yapmışlar. Ellerine, emeklerine sağlık ve zihinlerine sağlık; Allah hayırlarını ve şampiyonluk dualarını kabul etsin! 

“Bizler Türk milletinin asil evlatlarıyız” 

Amedspor taraftarlarının bu takdir edilesi etkinliğinde Beşiktaş’ın Çarşı grubunun da bulunduğu belirtilmiş. Muhtemelen bu grubun mensuplarından bazıları, bireysel olarak o iftarda yer almışlar ve bunu çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşmışlar. Haber böylece kısa sürede yayılmış. 

Çarşı, bunun üzerine bir açıklama yapma mecburiyeti hissetmiş ve grup olarak iftara karıldıkları iddiasını reddetmiş. Olabilir. Gerçekten resmi bir katılımı yoksa kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına Çarşı bunu duyurmayı tercih edebilir. Normal. Ancak bu hadise de hiç de normal olmayan bir husus var; o da bu açıklamanın dili! 

Eğer Çarşı, “Biz Çarşı grubu olarak orada yoktuk; bizden bazı arkadaşlarımız şahsen katılmış olabilirler, onlara afiyet olsun” minvalinde bir söz kursaydı, herhangi bir problem olmazdı; bir açıklama yapılmış olurdu, geçer giderdi. Ancak Çarşı, bir taraftar grubunun bir konuyu açıklığa kavuşturmayı amaçlayan bir açıklamasından ziyade, eskilerin MGK bildirilerini anımsatan bir dil kullanmış. 

“Bizler aziz Türk milletinin evlatlarıyız” diyor Çarşı. İyi de, bunun bir iftara katılmakla ne alakası var? O iftarda bir kimlik tartışmasının yaşandığını ve Çarşı grubuna “Siz kimsiniz?” diye bir sual yöneltildiğini zannetmiyorum. Keza, “Hayır, siz öyle değilsiniz” şeklinde bir itirazın yükseltildiğini de düşünmüyorum. Ortada böyle bir mevzuu yokken “Biz buyuz” demek, bir sıhhat alameti sayılmaz, bilhassa akli bakımdan.  

“Bu camia; Çanakkale Zaferi başta olmak üzere birçok önemli mücadelede şehitler vermiş, köklü ve onurlu bir geçmişe sahiptir. Şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, bu değerlere zarar veren her türlü hareketi en sert şekilde kınıyoruz” diyor Çarşı. 

Hayret etmemek elde değil. 

Zira olan-bitenle anlatılan arasında en ufak bir irtibat yok. Ne olmuş? İnanlar iftarda bir araya gelmişler, birlikte bir kap yemek yemişler, bir tas su içmişler ve hoşbeş etmişler. Peki, anlatılan ne? Savaş, şehitler, gaziler, vs. Bizim bilmediğimiz bir olay mı oldu? Meydanda bir cenk yaşandı da, biz mi kaçırdık? Ne bu şiddet bu celal? Meseleyi Çanakkale Savaşı’na ve şehitlere nasıl getirdiniz? Aklı az buçuk başında olan bir insan, hem de bir iftarı şehitlerin aziz hatırasına zarar veren bir hareket olarak niteler mi hiç?  

Ali kıran baş kesen bir Çarşı!

“Terörün her türlüsünü lanetliyoruz. Tribünlerde ve ülkemizde terörist istemiyoruz” diyor Çarşı. Terör de nerden çıktı Allah aşkına? Ne içtiniz de bu denli şirazeden çıktınız? Sizi mütevazı bir iftarı bile terörle ilişkilendirecek kadar absürt cümleler kurar hale getiren ne? Siz, iyi misiniz?

Hem arkadaş, siz kimsiniz? Allah rızası için bir söyleyin de öğrenelim. Savcı mısınız ki, birilerini terörist olarak itham ediyorsunuz? Hâkim misiniz ki, birilerinin kalemini kırıyorsunuz? Bu zorba üslubu nereden öğrendiniz? Bu ayrımcı ve bölücü dersleri kimden aldınız? Bu Ali kıran baş kesen rolüne ne zaman soyundunuz? İki hususu hatırlatmama izin verin. 

Bir, Çarşı grubu, siz hepi topu bir taraftar grubusunuz, ötesi yok!  

İki, Amedspor ise güzide bir takım, bunun da tartışması yok! 

Eğer siz, onun adını sansürler ve çiğ bir tavırla Amedspor’u “*medspor” biçiminde yazarsanız, bundan utanç hanenizi büyütmekten başka bir sonuç çıkmaz. 

Ve eğer siz, Amedspor’u ve taraftarlarını “terörist” olarak yaftalarsanız, sadece kendi yüzünüzü kızartmış olursunuz. 

Ortalık yerde “Çarşı, her şeye karşı” diye afra tafra yapmak kolay. Lakin sorun slogan atmakta değil, sahada doğru yerde durmakta ve doğru olanı yapmakta. 

İş ciddiye bindiğinde ve top dönüp dolaşıp Amedspor’a geldiğinde, eğer o karşı olduğunuzu söylediklerinizle aynı yerde durur, aynı yanlış eylem ve söylemlere müracaat ederseniz, işte o zaman o fiyakalı mottolarınızın cilaları sökülür. 

“En muhalif biziz” diye attığınız çalımlar ayağınıza dolaşır, dolayısıyla en iddialı olduğunuz yerden vurulmuş ve yüzünüzü kara çıkartmış olursunuz. 

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın