İspanya’nın ünlü pizza zinciri Telepizza, Katalonya Eyaleti’nde “helal pizza” seçeneği sunmaya başlayınca ortalık karıştı. Evet: İspanya’nın yerli ve milli markası Telepizza, Katalonya şubelerinde “helal” seçeneğini menüsüne ekledi ve beklemediği bir fırtınanın ortasında kaldı.
Helal pizzayı gören İspanyol sağcıları, adeta kırmızı görmüş boğa gibi ayağa kalktılar.
Peki bir pizza dilimi ve onun reklamında oynayan başörtülü bir kadın, nasıl oldu da İspanyol sağının “Vatan elden gidiyor!” çığlıklarını tetikledi?
Ki sadece marka değil, başörtülü ve Müslüman bir reklam yüzü olan Ramia da bu helal pizza nedeniyle hedef tahtasında. Katalonya’da Müslüman nüfus oranının %9’a ulaştığı öne sürülüyor. Bu da bir islamofobiye yol açıyor.
İspanya’da Domino’s veya Burger King gibi devler yıllardır helal seçenekler sunuyor. Ancak Telepizza’nın durumu farklı. O, İspanyolların gözünde “bizden biri”. Bu yüzden İspanya’daki sağcı ve milliyetçi kesimler, bu hamleyi ticari bir karardan çok bir “kültürel teslimiyet” olarak kodlamış olabilirler. X üzerinden yükselen boykot çağrıları, bir anlamda, derinlerde yatan yabancı düşmanlığının pizza kutusundan taşmış hali gibi.
İspanyol toplumundaki sağcı, milliyetçi, İslam karşıtı kesimler, neredeyse “Vatanımız elden gidiyor” psikolojisi içine girmiş durumda. Pizza menüsüne eklenen bir seçeneğin, “İspanya’nın sonunu getirebileceğine” inanabilecek noktada olan İspanyollar ve Katalanlar var.

Olaylar şöyle başladı: Doğma büyüme Katalonyalı ve Barselona Üniversitesi mezunu bir Müslüman olan Ramia, Telepizza’nın Katalonya’daki bazı şubelerinde satışa sunduğu “helal sertifikalı tavuklu pizza”yı TikTok’ta tanıttı. Kısa bir reklam videosu çekip, ürünün Müslüman tüketiciler için uygun olduğunu söyledi. Normal bir üslupla yapılmış, son derece olağan bir tanıtımdı bu.
İspanya’da 2 milyondan fazla Müslüman yaşadığı ve özellikle Katalonya’da Müslüman nüfus oranı yüksek olduğu için, ticari yönden de mantıklı görünen bir hamleydi bu. Fakat sosyal medyada bir anda öfke patladı. “Helal pizza” konsepti, İspanyol sağını çileden çıkardı. Boykot çağrıları geldi, ırkçı ve yabancı düşmanı yorumlar yağmaya başladı, olay sanki “bir pizza zincirinin yeni bir ürün çıkarması” değil de “İspanya’nın el değiştirmesi” gibi sunuldu. Öte yandan bu olayı Türkiye’deki 2024 yılında yaşanan “Köfteci Yusuf” skandalının İspanya’daki simetriği olarak da yorumlamak mümkün.

İspanya’da Dominos gibi uluslararası pizza zincirleri de bulunmakla birlikte yerli ve milli İspanyol markası Telepizza’nın kendine özgü bir yeri vardır. Hatta bazı kaynaklarda Telepizza’nın “ABD merkezli pizza zincirlerinden sonra dünyadaki en büyük pizza zinciri” olduğu da öne sürülür.
İşte İspanya’nın bir nevi gururu veya simgesi olan bu firmaya karşı bir boykot kampanyası başlamış durumda. Örneğin şöyle twitler yazılıyor: “Telepizza pizzasını bir kere denedim ve bir daha yemedim, beğenmedim. Şimdi de Hristiyan olduğum ve helal yiyecekleri sevmediğim için, Telepizza’dan uzak durmaya devam edeceğim.”
TikTok’ta helal pizza reklamı yapan Ramia Chaoui tam olarak kim? O, 33 yaşında, Fas asıllı, Barcelona doğumlu, İspanyol vatandaşı ve aynı zamanda Müslüman bir içerik üreticisi. Ramia daha önce de (yukarıda gördüğümüz üzere) Barselona Belediyesi’nin ırkçılık karşıtı kampanyasının afiş yüzü olmuştu.

Yıllardır İspanya medyasında görünür bir kişi olan Ramia’dan aslında bir rahatsızlık yoktu. Ta ki “helal pizza”ya kadar…
Başörtülü bir kadın olan Ramia, çok uzun süredir sosyal medyada İspanyolca içerikler üretiyor. Bazı etkinliklerde Katalanca da konuştuğunu görebiliyoruz. Ramia sosyal medyada Fas yemekleri, lifestyle, annelik ve ev dekorasyonu gibi konuları anlatıyor. Bazen de Ramazan tavsiyeleri veriyor. Şubat ayında da İstanbul seyahatini Instagram sayfasında paylaştı.
Avrupa’da başörtülü kadın, hâlâ birçok kişi için sıradan bir vatandaş değil; üzerine anlam yüklenen, sembolleştirilen, kolayca hedefe konulan bir figür. İspanya’daki bu son kriz, helal tavuklu pizzanın kendisinden ziyade, başörtülü Müslüman bir kadının onu gayet sıradan, modern ve rahat bir hayatın parçası olarak sunabilmesinden çıkmış gibi görünüyor.
Müslüman kimliğinin bu kadar “sıradan, modern ve özgüvenli” bir şekilde kamusal alanda boy göstermesi, İspanyol sağcılarının tadını kaçırıyor olabilir. Aslında, Ramia, eski röportajlarından birinde, İspanya’nın diğer batı ülkelerine oranla daha hoşgörülü bir ülke olduğunu söylemiş.

Pedro Sánchez yönetimindeki İspanya, Filistin konusunda son yıllarda Avrupa içinde en yüksek sesle konuşan hükümetlerden biri. 28 Mayıs 2024’te Filistin devletini resmen tanıdı. Sosyal medyada da İspanyol-Türk dostluğu trendi sürüyor. Sánchez, Mayıs 2025’te Türkiye’yi “İspanya için stratejik ortak” diye tanımladı.
Ama İspanya’nın bambaşka bir yüzünün de olduğunu unutmamak gerek. Bir hükümet Filistin’i tanıyabilir, Türkiye ile sıcak ilişki kurabilir. Bu, sokaktaki kültürel gerilimlerin çözülmesi anlamına gelmez. Hâlâ başörtülü bir kadının pizza tanıtımını bile kimlik krizine çevirebilen geniş bir kitle yaşıyor İspanya’da. Vitrindeki ilericilik, toplumun dipte taşıdığı refleksleri gidermiyor. Zaten İspanya’da düğmesi bile kopsa Pedro Sanchez’i suçlayabilen çok geniş bir sağcı-milliyetçi kamuoyu var.
El Pais Gazetesi ise şöyle diyor: “Telepizza firmasına yönelik boykotu paylaşan kullanıcıların çoğu, yorumlarında artık sadece rakip firma Domino’s Pizza’dan veya Burger King’den alışveriş yapacaklarını belirtiyorlar. Sorun şu ki, Domino’s Pizza’nın da içerik menüsünde helal tavuk bulunuyor. Ayrıca Europa Sur gazetesi 2015 yılında Algeciras’taki Burger King’in de o yıldan beri helal et sunduğunu bildirmişti.”
Umuyoruz ki Telepizza, bu anlamsız tartışmaları aşar ve belki bir gün Türkiye pazarına da girerek bu “İspanyol lezzeti”ni bizlerle buluşturur. Kim bilir, belki o zaman, pizza, kutuplaşmanın değil, masada buluşmanın sembolü olur. (Bu arada şunu da belirtelim: İspanyol Telepizza firmasının İspanya dışında şubeleri olsa da Almanya’daki “telepizza.de” tamamen farklı bir firma.) Ne olursa olsun, Telepizza’yı Türkiye’ye de bekliyoruz. “Helal Telepizza” konsepti şu an için İspanya’yı bölmüş olsa bile, Türkiye’de tam tersine toplumu birleştirici etki yapması mümkün olabilir.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.