İsrail’in Filistin politikalarının ve antisemitizm suçlamalarının siyasi amaçlarla kullanılmasının en sert eleştirmenlerinden, Amerikalı Yahudi siyaset bilimci Norman G. Finkelstein’ın Beyond Chutzpah adlı kitabı, Küstahlığın Ötesinde: Antisemitizm Sektörü ve Tarihin Suistimali adıyla Timaş Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Kitabın çevirisini Samet Özgüler yaptı.
Finkelstein, kitabında İsrail’in insan hakları sicilini, antisemitizm suçlamalarının İsrail politikalarını eleştirenlere karşı kullanılmasını ve Yahudi tarihinin siyasi amaçlarla istismar edilmesini ele alıyor.

Gazze’de yaşananların ardından İsrail’in uluslararası konumu, dünya Yahudileriyle ilişkileri ve ABD siyasetindeki etkisi yeniden tartışılırken Finkelstein, Serbestiyet’in altı sorusunu yanıtladı.
İsrail’in artık uluslararası hukuka uyuyormuş gibi bile davranmadığını söyleyen Finkelstein, İsrail ile diaspora Yahudileri arasındaki kopuşun en az 15 yıldır devam ettiğini belirtti.
27 Ekim İsrail seçimlerini de değerlendiren Finkelstein’a göre sorun Netanyahu’nun kişiliğinden çok daha derinde, İsrail toplumunun kendisinde. Finkelstein, ABD’de İsrail’e verilen desteğin hem Demokratlar hem de genç Cumhuriyetçiler arasında gerilediğini ve bunun Washington’ın politikalarında değişikliklere yol açacağını düşünüyor.
“İsrail artık uluslararası hukuka uyuyormuş gibi bile yapmıyor”
Serbestiyet: Kitabınızda İsrail’in politikalarını meşrulaştırmak için antisemitizmi ve Yahudilerin mağduriyetini kullanmasını eleştiriyorsunuz. Sizce İsrail artık bu anlatıdan uzaklaşıp esas olarak askerî gücüne dayanan modern bir Sparta’ya mı dönüşüyor?
Norman Finkelstein: İsrail, kuruluşundan bu yana bölgesel hegemonyasını korumak için her zaman esas olarak askerî gücüne dayandı. Değişen şey, İsrail’in artık uluslararası hukuka uyuyormuş gibi bile yapmaması. Küresel bir nükleer yangını tetikleyebilecek askerî güce sahip, hukuk tanımaz bir devlete dönüştü.
“Amerikan Yahudilerinin yüzde 30-40’ı İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığına inanıyor”
Serbestiyet: İsrail solu ve barış hareketi giderek marjinalleşirken Netanyahu’nun temsil ettiği revizyonist Siyonist gelenek daha hâkim hale geldi. Bu arada diasporadaki bazı Yahudiler de İsrail’e giderek daha eleştirel yaklaşıyor. İsrail toplumu ile dünya Yahudileri arasında tarihî bir kopuşun başlangıcına mı tanıklık ediyoruz?
Norman Finkelstein: Bu kopuş en az 15 yıldır devam ediyor. 2012 yılında Knowing Too Much: Why the American Jewish Romance with Israel is Coming to an End (Çok Fazla Şey Bilmek: Amerikan Yahudilerinin İsrail’le Aşkı Neden Sona Eriyor?) adlı bir kitap yazmıştım.
Ancak İsrail’le yaşanan kopuş artık çok daha görünür hale geldi. Amerikan Yahudilerinin yüzde 30 ila 40’ı İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığına inanıyor.
“7 Ekim’den bu yana Yahudilere yönelik düşmanlık geniş bir alana yayıldı”
Serbestiyet: Kitabınızda Tony Judt’ın, İsrail’in kendi politikalarına yönelik eleştirileri antisemitizmle eşitleme eğiliminin aslında Yahudi karşıtı duyguları körüklediği yönündeki görüşünü aktarıyorsunuz. Gazze’den sonra İsrail, dünya Yahudilerini korumak yerine onları daha mı güvensiz hale getiriyor?
Norman Finkelstein: Bu bir felaket oldu. 7 Ekim’den bu yana Yahudilere yönelik düşmanlık çok geniş bir alana yayıldı.
Bu aslında tam olarak antisemitizm değil; çünkü antisemitizmin temel unsurlarından biri irrasyonel olmasıdır.
Oysa Yahudilere yönelik mevcut olumsuz bakış bütünüyle irrasyonel değil. Kendisini “Yahudi devleti” olarak tanımlayan ve dünyanın dört bir yanındaki resmî Yahudi kuruluşları tarafından desteklenen bir devletin soykırım niteliğindeki eylemlerinden kaynaklanıyor.
“Artık Yahudiler arasında aykırı bir ses değilim”
Serbestiyet: Yıllar önce bir üniversite konuşmanız sırasında ağlayan bir öğrenciyle aranızda geçen tartışmanın videosu çok yayılmıştı. Öğrencinin Holokost’u gündeme getirmesine verdiğiniz cevap özellikle meşhur olmuştu. Gazze’de yaşananlardan sonra görüşlerinizin artık daha iyi anlaşıldığını ve daha geniş kabul gördüğünü mü düşünüyorsunuz, yoksa size yönelik tepkiler daha da mı sertleşti?
Norman Finkelstein: Artık Yahudiler arasında aykırı bir ses değilim. İsrail’in aklını yitirmiş bir yer olduğu düşüncesi, özellikle gençler olmak üzere Amerikan Yahudilerinin geniş kesimleri arasında artık yaygın bir görüş.
“Sorun Netanyahu değil, İsrailli Yahudi nüfusunun kendisi”
Serbestiyet: Netanyahu, 27 Ekim seçimlerinde açık bir çoğunluk elde edemedi. Ancak muhalefetin büyük bölümü de Filistin meselesine temelden farklı bir yaklaşım önermiyor. Sorun Netanyahu’nun kendisi mi, yoksa Netanyahu İsrail toplumundaki daha derin bir dönüşümün yansımasından mı ibaret?
Norman Finkelstein: Sorun Netanyahu ya da Gadi Eisenkot değil. Sorun İsrailli Yahudi nüfusunun kendisi. Çocuk katillerinden oluşan bir ulusa dönüştü.
“İsrail, genç Cumhuriyetçiler arasında da destek kaybediyor”
Serbestiyet: Genç Amerikalılar arasında İsrail’e verilen destek azalırken AIPAC’a yönelik muhalefet büyüyor. İsrail, Washington’da uzun zamandır sahip olduğu siyasi dokunulmazlığı mı kaybediyor? Bu değişimler sonunda ABD’nin İsrail ve Ortadoğu politikasında köklü bir dönüşüme yol açabilir mi?
Norman Finkelstein: Demokrat Parti içinde İsrail’e verilen destekte çok büyük bir kayıp yaşandığı açık. İsrail artık genç Cumhuriyetçiler arasında da destek kaybediyor.
Bu durum ABD politikasında mutlaka bazı değişikliklere yol açacak. Ancak bu değişimin ne kadar ileri gideceği henüz açık bir soru.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

