İmamoğlu’nun Bilecik ziyaretinde gözler ev sahibi, CHP’li Bilecik Belediye Başkan Vekili Melek Mızrak Subaşı’nın üzerindeydi. Subaşı’yı, Game of Thrones’taki Daenerys Targaryen’a ve Targaryen ailesi üyelerine benzeten de oldu, Yüzüklerin Efendisi’ndeki Elflere benzeten de. 1988 yılında Bulgaristan’da doğan Melek Mızrak Subaşı, Bilecik belediye başkanının görevden alınmasından bu yana, yerine vekalet ediyor.
Muhalefet seçim ortamının iktidar tarafından ideolojik ve psikolojik olarak sonuna kadar ‘sömürülme’ ihtimaline hazır olmalı. İktidar söyleminin üzerine çıkmak için yapılanların yanlışlığına, adaletsizliklere, aklı ve bilimi dışlayan uygulamalara yüklenmek, vatandaşın sıkıntılarını dile getirmek yeterli olmayabilir. Muhalefet toplumun isteyeceği ve gerçekçi bulacağı alternatif bir devlet, millilik, vatandaşlık ve gelecek tasavvuru üretmek durumunda.
Ukrayna’da faaliyet gösteren televizyon kanalı 1+1, Baykar Şirketi hakkında “Bayraktar Efsane Kanatlar” başlıklı bir belgesel yayınladı. Belgesele konuşan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Ukrayna’da Ukrayna ordusuna teknik destek veren 30 kişilik bir ekibin olduğunu belirtti: “Bu 30 kişilik ekip Türkiye Baykar’da eğitim alan Baykar personeli. Sahada destek veriyorlar. Destek verme sorumluluğumuz var. Ekibimiz Ukrayna askerlerine nerede olursa olsun, neye ihtiyaç varsa, hangi saatte olursa olsun destek sunuyor.” Haluk Bayraktar ayrıca kendisine sorulan soru üzerine, Ukrayna’nın SİHA’ları Rusya topraklarında kullanmamasıyla ilgili bir sınırlama olmadığını, Ukrayna’da Baykar’ın Ukrayna ile ortak bir SİHA fabrikası açmaya yönelik planlarının devam ettiğini söyledi.
1994 Ruanda Soykırımı sırasında sadece 4 ayda ırkçı Hutular 800 bin Tutsiyi vahşice katletti. Soykırım boyunca ırkçı radyo RTLM, Tutsilere “hamamböceği” dedi, onlar için mermi harcanmaması, palayla öldürülmeleri gerektiğini söyledi, Tutsilerin ve liberal Hutuların ev adreslerini paylaştı, neşeli şarkılar eşliğinde katliam çağrısı yaptı. RTLM’yi kuran ve Hutu milislerine pala ve silah dağıtan zengin iş insanı Felicien Kabuga, 20 sene sonra Fransa’da yakalandı ve 90 yaşında tekerlekli sandalyeyle sanık koltuğuna oturdu. Kabuga’nın suçlu bulunması durumunda sadece tetiği çeken kullanışlı aparatların değil, silahı o ellere verenlerin, sırtları sıvazlayanların da hesap vermesi sağlanacak.
İnsanlığın tecrübe birikimi her zaman geriye dönüktür. Önümüze yeni yeni olaylar gelir. Anlamaya ve adlandırmaya çalışırken ister istemez geçmişe bakarız. “Şimdi buna ne diyeceğiz? Tanıdık geliyor mu? Daha önce yaşadıklarımızı andırıyor mu, ya da hangisini andırıyor? 20. yüzyıl ortalarında A olmuş, sonra B olmuştu. Son aylarda A’yı hatırlatan bazı şeyler cereyan ediyorsa, B de mi tekrar kapımızı çalıyor acaba?”