MHP, geçmişten farklı olarak, yeni-milliyetçi bir siyasi çizginin sözcüsü haline geliyor. Kürt meselesinde geçmişte en sert tutumları benimsemiş bir hareketin bugün eşitlikçi bir yaklaşım geliştirmesi, insan hakları ve özgürlükler bakımından iddialı bir zemin kurabilir. Elbette bu alan zorlu bir alan, bir aforizmacının işaret ettiği gibi, yaşadığımız dünyada, adalet ve adaletsizlik çoğu zaman deniz ve kıyı gibi iç içe. Bahçeli’nin çıkışı için “laf var icraat yok” diyenler olsa da ortada somut adımlar var.
İmamoğlu, Bloomberg’e konuştu: “Eğer resmen adaylığım engellenirse, demokratik muhalefet yine birleşmelidir. Gerekirse başka bir isim öne çıkar, ama o kişi adalet, refah ve barış vizyonumuzu aynı kararlılıkla sürdürür. Washington’a, Berlin’e, Londra’ya ve diğer başkentlere sesleniyorum: Eğer istikrarlı, küresel demokratik aileye dahil bir Türkiye istiyorsanız, demokrasinin gözünüzün önünde yok edilmesine göz yumamazsınız.”
Özel arşivininden 75 yıl sonra gizliliği kalkan belgeler paylaşan MİT, bu kez 1950 yılında Nazım Hikmet’in el yazısıyla Davet şiirini yazdığı portresini yayınladı: “Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim…”
Rezan Epözdemir’le ilgili rüşvet soruşturmasında bir adli kâtip tanık ifadesi verdi. İfade verdikten sonra Emniyet’ten ayrılan adli kâtibin rüşvet iddiaları sonrası 2022’de meslekten ihraç edilen savcı Cengiz Çallı’nın eski kâtibi olduğu öğrenildi. 2021’deki makaron kaçakçılığı soruşturmasını yürüten Çallı’nın ihraç süreci, “savcı dostum tahliyeyi sağlarım” diyen Atalay Demirbaş’a şüpheli yakınlarından para alırken suçüstü yapılması üzerine başlamıştı. Demirbaş, Epözdemir hakkındaki soruşturmada verdiği ifadede, Epözdemir ile Çallı hakkında rüşvet iddialarında bulundu.