Bakırhan, partisinin Osmaniye’deki halk buluşmasında konuştu: “Sayın Bahçeli Osmaniyelidir. 1 Ekim'de bizzat bizim Meclis grubumuzla el sıkıştı. O da ezber bozdu. Nasıl sayın Öcalan ezber bozuyorsa; kardeşliğimiz, barış, insanca, özgürce, kardeşçe bir arada yaşamamız için adımlar atıyorsa, sayın Bahçeli de o dönem çok cesur bir adım attı.”
AİHM’in kesinleşen Selahattin Demirtaş kararı hakkında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "AİHM’in tek kararı değil bu biliyorsunuz. Yani Öcalan kararı da var geçmişte, Kavala kararı da var. Bu süreçlerde biz daire kararlarının Genel Büyük Daire'de görüşülmesini istiyoruz. İlk dereceden hüküm verildi, bu hüküm istinafta devam ediyor. Yani dolayısıyla buradaki değerlendirme şu anda mahkemenin önünde. Mahkeme ne karar verecek hep beraber bekleyeceğiz. AİHM kararlarına uymayan bir ülkeyiz' şeklinde bir genelleme yapılıyor. Bu doğru değil. Bütün ülkelerin uymadığı kararlar var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan ülkelerin karara uyma ortalaması yüzde 79. Türkiye'nin uyma oranı ise yüzde 91. "
Reuters’in tecrübeli Ortadoğu muhabiri Timour Azhari, “üst düzey Orta Doğu yetkilisine” dayandırdığı haberinde Türkiye’nin PKK’lıların ülkeye dönüşü için üzerinde çalıştığı teklifi yazdı. 7 Kasım’da çıkan haber henüz yalanlanmadı: Teklife göre 1.000 sivil ve silahlı olmayan kişinin ilk aşamada, ardından bireysel taramalardan geçecek yaklaşık 8.000 militan dönecek. Türkiye yaklaşık 1.000 üst ve orta düzey PKK mensubunu geri almayı reddediyor, bunların Avrupa’da bir üçüncü ülkeye yerleştirilmesini istiyor. DEM Parti yöneticisi Tayip Temel, bazı PKK mensuplarının üçüncü ülkelere gönderilmesi fikrinin Türkiye tarafından gündeme getirildiğini doğruladı. Yasal düzenleme Kasım ayı sonunda parlamentoya gelebilir
Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşü konuştu: “Tarih vermeyeyim ama bu hafta inşallah Ankara’ya dönüşümüzle birlikte Sayın Genel Başkan ile irtibatları kurup randevulaşmamız halinde ya ben kendilerine bir ziyaret yaparım ya da kendilerini davet ederim, onların bizi ziyaretini temin ederiz. Aramızda zaten herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Malum Pazartesi günü 10 Kasım, Ankara’dayız. Döner dönmez de irtibatlarımızı kurar, adımı atarız.”
Bugün 84 yaşındaki Gannuşi’nin bedeni zayıflıyor ama düşünceleri hâlâ güçlü: “İslam, insanı özgürleştirmek için geldi. Diktatörlük, İslam’ın en büyük düşmanıdır.” Bu sözü, yıllar önce söylediğinde kimse bunun bir gün kendi hayatını özetleyeceğini tahmin etmiyordu. Şimdi o sözüyle yaşıyor, o söz uğruna özgürlüğünün gaspına açlıkla direniyor.