Devlet bürokrasisi içinden yeni ve büyük sızıntıların beklendiği bu dönemde, bizzat öznesi olduğum bir AİHM davasının hükmünü burada hatırlatmak istiyorum. Nokta dergisinin 14 Nisan 2007’de askeri mahkeme kararıyla basılıp aranması hakkındaki benim ve beş Nokta çalışanının açtığı dava, 19 Ocak 2016’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mahkûmiyetiyle sonuçlandı. AİHM’nin bu kararı, devlet alanından bilgi sızdıran kamu görevlilerinin (whistle-blowers) korunması hakkında önemli vurgular içeriyor.
DEVA Partisi Milletvekili Mustafa Yeneroğlu; CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin geçmişte kırdığı topluluklarla helalleşme yolculuğuna çıkacağı açıklamasını önemli bulduğunu belirterek, “otoriterlikler arasında tercih zorunluluğu yerine otoriterliği tümüyle aşmamız gerekiyor” dedi.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş başkanı Selahattin Demirtaş, Artıgerçek’te yayımlanan yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin HDP’ye karşı aldıkları...
Solun küçük şiddeti, devletin büyük şiddeti. Solun küçük şiddet fetişizmi; devletin büyük ve gerçek, zalim, ezici ve kahredici şiddeti. Fark ne olursa olsun. Günlerdir düşünüyorum, 12 Mart ve 12 Eylül işkencecilerinin önünü açan, işlerini kolaylaştıran, kendilerini kahraman gibi görmelerini sağlayan hayalleri, ortamı, koşul ve süreçleri.
Hindistan ve Türkiye'nin çok ortak noktası var. Ancak en başta geleni liderlerinin özellikleri. Modi'nin tartışmalı bir ülkede bir Hindu tapınağının temel taşını döşerken söylediklerini hatırlayın: "Yüzyılların bekleyişi sona erdi." Şimdi de Erdoğan'ın Ayasofya'da ilk Cuma namazında söylediği sözü hatırlayın: "Gençliğimizin en büyük hayali buydu ve bu gerçekleşti." Bunu düşünün…