GÜNÜN YAZILARI

Ege’de karasularının genişliği 3 mil olmalıdır

Lozan’dan sonra Ege’de 3 mil olarak belirlenen karasuları sınırına Yunanlar, 13 sene riayet etmiştir. Montreux Antlaşmasının 1936 yılında imzalanmasından sonra Yunanistan karasularını 6 mile çıkarmıştır. Biz Yunanistan’a o tarihte 3 mile geri dönmesi için baskı yapacağımıza, aksine yıllar sonra biz de 1964 yılında karasularını 6 mile çıkardık. Burada ciddi bir sıkıntı var. Egede Türk-Yunan sorunları hal edilecekse ilk iş karasularının tekrar 3 mile döndürülmesidir. Hele hele Yunanistan 12 mili aklına getirmemelidir. Karadeniz’de Türkiye’nin karasularını 12 mile çıkarması örnek teşkil edemez. Karadeniz buna müsaittir. İyon denizinde de Yunan karasuları 12 mildir. Durum buna imkan veriyor.

Hakikaten, siz neden ayrısınız?

Ayrı partileşme, iki aktörün, hayati derecede önem arz eden hatalarının ilkiydi. Çünkü kamuoyu, Davutoğlu ile Babacan arasında, her birinin ayrı bir parti kurmasını gerektirecek kadar esaslı bir fark görmüyordu. Dolayısıyla güçlerini birleştirdikleri takdirde onlara kredi açabilecek bir zemin vardı; yeni partinin güçlü ve iddia sahibi olması kuvvetle muhtemeldi.

Yeni dönem: Kabine ‘havuç’, Erdoğan ‘sopa…’ Ya da ‘dava siyaseti’ Erdoğan’da, ‘teknik işler’ kabinede

Erdoğan’ın yeni dönemi şapka çıkartılacak bir ince ayarla kurguladığını düşünüyorum. Önceki dönemde, gûya ülkenin tehlikede olan bekasını esirgemek için kendisinin yanısıra kabinesinin tamamını toplumun yarısının şeytanlaştırılmasına koşmuştu. Bu yeni dönemde ise anlaşılan işin o kısmı (‘dava siyaseti’) sadece kendisinde olacak, buna karşılık kabinesi “siyaset dışı”nda kalıp ülkeyi toparlamaya çalışacak.

Bu seçimde imkansızı başaran kim?

Muhalefet, yolsuzluk ve hukuksuzluk konusunda zirve yaptığını iddia ettiği bir iktidarla seçim yarışına girmişti. Bu durumda muhalefetin seçimi kazanmasının asıl, kaybetmesinin istisna olması gerekmez miydi? Ancak seçim sonucunda YSK’nın verilerine göre, bu iddiaların %52’lik bir seçmen nezdinde herhangi bir karşılığının bulunmadığını anlamış olduk. Bu yüzden de iktidarın seçimi nasıl aldığı değil, muhalefetin nasıl alamadığı daha önemli hale geldi.
- Advertisement -

Hüda Par ve siyaset

Hüda-Par’ın Türkiye’deki ana akım siyasetinin bir parçası olmaya gayret etmesi ve iktidarla uzlaşmaya çalışması, doğru bir perspektiftir. Zira başta Kürt sorunu olmak üzere, ülkedeki tüm sorunların çözümü ya iktidar olmak veya iktidarla ortak bir zemin bulmaktan geçiyor. Velhasıl Türkiye siyasetinde bütün yollara Ankara’ya çıkıyor. Eğer bir siyasi parti orta ve uzun vadede tek başına iktidar olma imkânından yoksun ise, iktidar olabilecek bir yapıyla ittifak kurmaya çalışarak, kısmen de olsa bazı hedeflerine varması, temsil ettiği kitleyi yanında tutabilmesi açısından da önemlidir.

En Son Çıkanlar