İddiasına girerim, bu oyunu dünyanın bütün teknik adamlarına göstersek, söyleyecekleri ilk ve belki tek şey zulüm olur. Ne Guardiola ne Klopp ne de Marcello Bielsa, kendi oyuncularını böylesine gayri insani koşullara terk etmez, onlara bunu reva görmez.
Yani özetle ne doğuda ne de batıda Kazak halkının talepleri kimsenin pek umurunda olmadı. Soros’un bile... Otoriter rejimler anında aralarında dayanıştı ama Kazak halkıyla dayanışan kimse olmadı.
Geriye gidiş maalesef ekonomi ile sınırlı değil. Genel hak ihlallerinin yanı sıra, ihlalinin akla dahi gelmemesi gereken ‘işkence’de bile artık pek çok vak’a gündeme gelmektedir. En son işkence iddiası, ağırlaştırılmış müebbet istenen askeri okul öğrencilerinden biri olan Furkan Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya tarafından 6 Ocak’ta dile getirilmiştir.
Kemalist devletin dindarları kamusal alandan dışladığı zamanlarda Kısakürek ses çıkarmış. Müslümanlar tarafından sevilmesi bundandır. Ama başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, Kısakürek’i sevenlere şunu sormak isterim: Kavmiyetçilik sizde yasak değil miydi?
Size bir haber vereyim. Meğer Çinliler (ya da çoğu Çinli), çekik veya “küçük” veya “dar” gözlü değilmiş. Hele Çinli kadınların çekik gözlü fotoğraflarını çekip sosyal medyaya koymak, Batı emperyalizminin estetik hegemonyasına boyun eğmekmiş. Dolayısıyla çekik gözlü ve çekik gözlülüklerini gösteren Çinli kadınlar da ideolojik bakımdan suçluymuş. Çin’in aşağılanmasına hizmet ediyorlarmış. Fakat pek iyi anlayamadım. Yoksa Çin açısından yerli ve millî olan, küçük ve çekik değil büyük ve yuvarlak gözlü (yani beyaz Avrupalı veya Amerikalı gibi) görünmek miymiş?