ANALİZLER

ÇEVİRİ | Kundera evine neden hiç dönmedi?

Çek Cumhuriyeti eski Paris büyükelçisi ve siyaset bilimci Petr Drulak, geçen ay hayatını kaybeden Milan Kundera’nın komünizmin yıkılmasından sonra neden Çek Cumhuriyeti’ne dönmediğinin hikayesini yazdı. Kundera’yı ülkesinden koparan olaylar zincirinin ucu 1950’lerin sonunda tanıştığı, siyaseten anlaşamadığı, 1989’dan sonra Cumhurbaşkanı olan eski dostu yazar Vaclav Havel’e ulaşıyordu. Kundera’ya yönelik saldırılar Havel’in yakın çevresinden gelmişti. Havel’e çok yakın bir gazete, Kundera’yı Komünistlere muhbirlik yapmakla suçlamış, hakkında dava açılmasına neden olmuştu. 1984’de Kundera’nın Nobel alamamasını sağlayan Çek yazarlar dilekçesinin de arkasında Havel’i parlatma lobisi vardı.

“13. asırda yazılan kitabın metin analizini yapmak sizin için bir lüks olabilir”

Dr. Ahmet Abdullah Saçmalı, üniversite tercihi yapacak gençlere Türkiye'de sosyal bilim dalları seçerken dikkatli olmaya çağırıyor: "Aslolan hayatta kalmaktır her şeyden önce. Eğer hayattayken geçiminizi sağlayamıyorsanız; artık sizin için müzik yapmak, sosyolojik analizler yapmak, 13. yüzyılda yazılan kitabın metin analizini yapmak sizin için bir lükse dönüşüyor. Karar verirken ilk yapmamız gereken şey bence yaşadığımız yerin özelliklerini göz önünde bulundurmak."

Dünyada liberal değerler örseleniyor, Türkiye’de popülist otoriter iktidar normalleşiyor, muhalefet pusulasız

Ali Bayramoğlu: “Liberal ekonominin ve ona bağlı olarak bütün o liberal değerlerin bir örselenme yaşadığı muhakkak. Silahlanma, devlete önem verme, güçlü olma, güçlü lider üretme gibi toplumlardaki insanların güven duygusunun sistemden çok kişiye, şahsa yönelmeye başlaması, güce yönelmeye başlaması bunların sonuçlarından bir tanesi. Dünya 1980'lerde ve 1990'ların ilk yarısında çok kültürlülüğü veri alan, çok kültürlülüğün değer olarak skalanın en tepesine konduğu bir istikamette ilerliyordu. Bugün bunun tersini görüyoruz. Türkiye'de de benzer bir hal yok mu? Popülist ve otoriter iktidar tabiileşiyor, yavaş yavaş yerleşiyor. CHP ve İYİ Parti’deki pusulasızlık, şahısların daha çok vurgulanmasının da popülist dalga ve bunun izdüşümleriyle ilişkisi yok denemez.”

“Sisi’nin Rusya-Afrika Zirvesi sebebiyle Türkiye ziyaretini ertelemesi ilginç çünkü bu zirvenin tarihi çok önceden belliydi”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor | "Netanyahu kalp pili takıldığı için Türkiye’ye gelemedi, Sisi ise Rus-Afrika zirvesine katıldığı için gelmedi", "Rusya-Afrika Zirvesi önemli bir zirve oldu. Rusya’nın Afrika’da çok etkin olduğu anlaşıldı", "Çin de Afrika’da çok etkin. Özellikle yer altı kıymetli madenleri topluyor", "Afrika oturmadı… Güney Afrika hariç oturmadı. Devletler oturmuş devletler değil, adeta kabileler", "Otokrasiye ve sağa eğilim dünyada giderek artıyor", "İsveç’in NATO üyeliği konusunda Batı’da bir haber çıktı, bu haberde Türkiye ve Maceristan’ın dirsek temasında olduğu yazıldı."
- Advertisement -

CHP’nin hastalığı yeniden nüksetti: “Siyaseti diğer partilere karşı değil, parti içi hiziplere karşı yapma”

“CHP’de tek parti geleneğinden kalan bir gen varsa, o gen o siyaseti diğer partilerle rekabet halinde değil, kendi içindeki gruplar arasındaki yarışma olarak algılanmasıdır. Son derece cemaatçi bir dokudan bahsediyoruz. Bunun Türkçesi şu: Toplulukçu anlayışta karşı cemaati, karşı topluluğu, karşı siyasi partiyi alt etme mücadelesinden daha fazla kendi partiniz içerisindeki konum ve yer mücadelesi ön plana çıkar. Bu, aynı zamanda tek partili bir düzenin siyaset anlayışıdır. CHP bunun tipik örneğidir.”

En Son Çıkanlar