Yazarlar

İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor?

Bir zamanlar rejim ve kurumları askeri vesayetin tahakkümü altında iken, şimdi hemen her şey, hem devletin hem de partinin başı olan liderin kontrol ve yönlendirmesi altına girdi. Bu tek kişilik sistem varlığını, kuralsızlık ve kurumsuzluk zemininde, liderin olağan dışı bir güç temerküzüyle gösteriyor.

Türkiye’nin nomenklaturası nasıl rıza yaratıyor?

Hislerin, büyük ideallerin, büyük haklılık duygularının bireyler, özellikle de kitleler üzerinde nasıl bir rol oynadığını bilen yönetici sınıflar, sıradan insanların bu duygularını iktidarlarını sürdürmede maddi bir güce dönüştürebiliyorlar. Dünkü Sovyetler Birliği örneği bugünkü Türkiye örneğini anlamada yardımcı olabilir.

Bedzebanın cehennemi

Sözlükte eşkâli belirli: “Pis, ‘kötü’ sözler söyleyen, insanları o pis ağzıyla hicveden, edepsiz, sayıp sövücü, karalayıcı, nefretle, lanetle söylenen, gevşek ağızlı, boşboğaz, ahlaksız, terbiyesiz…” Cehennemin bekçisi zebânînin elindeki listeden okuyorum sanki.

Avrupa’da maskeye ‘sağcı’ muhalefet

Avrupa’da sağın maskeye daha olumsuz, solun ise daha olumlu yaklaşımı, farklı şekillerde yorumlanabilir. Bu denklemin daha çok Avrupa’ya özgü mü olduğu da tartışılabilir. Pandemi devam ettiği sürece, dünyadaki siyasi denge ve denklemler açısından yeni değişimler ve sürprizlerle karşılaşma olasılığımız yüksek görünüyor.
- Advertisement -

Seçmenin iradesini hiçe saymak

AK Parti, iktidara geldiği günden itibaren karşısına çıkan engelleri ve sorunları aşmak için her zaman seçimlere başvurmuş, seçmen desteğinden medet ummuştu. Oysa şimdi seçimleri ciddiye almıyor, seçim sonuçlarına gerekli saygıyı göstermiyor, seçmen tercihlerini dikkate almıyor.

En Son Çıkanlar