Yazarlar

Herkes kendine ‘delikanlı’!

Kıta Avrupası’nda bir saldırı/infial ardından bu tür maçların ertelendiğine şahit olduk. Hiç kimse birbirini, bu gerekçelerle ne suçladı ne de ortamı gerecek açıklamalarda bulundu. Çünkü önlem alacağız diyenlere, failleri bulunacak diyenlere, yargılanacaklar ve hak ettiği cezayı alacaklar diyenlere inanıyor Avrupa’da yaşayan insanlar.

Şiddet ve baskı

H.Berktay’ın “Olmadı, İmzalamadım” yazısında, barış ile demokrasi arasında kopmaz nedensellik bağı olmadığı söylense de, Carl Schmit’ten beri, elinde gereğinde toplumuna karşı da kullanmak üzere yegâne meşru silah bulundurma yetkisiyle toplumlar üzerindeki kıyası olmayan bir tehdit potansiyeli olarak devletin şiddet ve baskyla bağı malumumuzdu.

‘İslam’ı kirletiyorlar’

Genç Tunuslunun sözleri, aslında olması muhtemel bu tür menfi gelişmelere dair endişeyi ve korkuyu yansıtıyor. Gerçekten de terör hem İslam’ı kirletiyor, hem de adına hareket ettiğini söylediği insanların hayatlarını karartıyor. Bunu da en iyi Müslümanlar biliyor.

Muhalefetin hamaseti: ‘Batı uygarlığı / Ortadoğu bataklığı’

AKP’nin Batı’yla ilişkilerinde; kendi talepleri yönünde zorlayıcı olması, özerklik mesafesi koyması ve Ortadoğu’da oyuna girme iradesi göstermesi hem haklıydı hem de rasyoneldi. Kanımca AKP’nin büyük zaafı; giderek bu siyaseti bir ideoloji düzeyine taşıdığı izlenimi veren ve güçler dengesine göre esnemeyi; yön değiştirmeyi başaramayan katılıklarıdır.
- Advertisement -

Hamasetten siyasete geçme vakti

Zaman efelenme ve hamaset zamanı değil. Net bir hamleyle ülkeyi doğru dürüst bir demokrasiye taşıyarak Kürt meselesini bu zemine yerleştirme ve buna koşut olarak küresel büyük aktörlerle müşterek bir gelecek tahayyülünde anlaşma zamanı.

En Son Çıkanlar