Ortaya çıkan bilgiler ışığında ve söylemlerdeki nüanslara bakarak söylenebilecek, PKK, PYD ve Rusya’nın da bölgedeki varlığından kaynaklı kaos’un çok da belirsiz olmayan bir odak tarafından akıllıca kullanıldığı.
Siyasi parti olmayı bırakıp PKK’nın “Halkla İlişkiler” ofisi haline gelen HDP’nin bırakın Türkiyelileşmeyi, Kürtlerin hakları için Meclis’te mücadele edecek, bunun kavgasını verecek bir parti olduğundan şüpheliyim.
Türkiyat profesörü dostumuz Amina Şilyak, Saraybosna elektriğini kaybettiğinde nasıl ilkel bir hayata dönüş yaptıklarını anlatmıştı. Hayatlarında doğru dürüst ev işi yapmamış entelektüel kadınlar ekmek açıyor, kuru odun toplayıp ateş yakıyor, hatta çaresiz kalınca uzun süre yanabiliyor diye spor ayakkabılarını ateşe atıyorlardı.
Artvin kadar direniş kültürüne sahip, ama aynı zamanda “şiddet karşıtı” bir yer daha var mıdır Türkiye’de, bilemiyorum. Artvinliler, devletle ve yerleşik düzenle oldukça kavgalı, ancak bu kavgayı şiddet-dışı tutarak hep hukuk içerisinde bir mücadeleden yanadır.
Suriye’de barış ve çözüm olacaksa bu ancak ve ancak Suriye Muhalefeti’ni masaya getirmekle olabilir. PYD saldırgan davrandıkça ve toprak peşinde oldukça Muhalefet gelinen ‘de facto’ durumu kabul etmeyecek ve barış da olmayacak. Bu nedenle Türkiye’nin son müdahalesi çözüm isteyenler için de epeyce faydalı bir hareketti.