Yazarlar

Sen Abdülhamit’i savundun!

Minik örgütlerde, incir çekirdeğini doldurmayan meseleler için, her farklı fikri, eleştiriyi duyunca korkuya kapılıp başvurulan ‘tasfiyecilik” silahı maalesef son zamanlarda bu tarafta da görünür oldu.

Erdoğan’ın ajanslarca çarpıtılan PYD çıkışı

Kabul etmek gerekir ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ve AB ülkelerine yönelik PYD çıkışının Batı medyasınca yukarıda belirttiğim gibi çarpıtılması, kulakların Türkiye’nin bu uyarılarına tıkalı kalmasının kamuoyu nezdinde alt yapısını oluşturuyor.

PYD’yi kurdurtan ABD değil mi?

Türkiye kendi göbeğini kendi kesmek zorunda. Ankara sadece kendi özgücüne, imkân ve kabiliyetine dayanarak Suriye politikasını yürütmeli.

Alın size bir eğlence daha!

Bu kişilerin Yatırım Ajansı’na veya bakanlıklara yöneltilmesinin hiçbir anlamı yok, çünkü onlar zaten bu mercilerle görüşmüş oluyorlar. Mesele Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarının söz konusu mercilerin söylediğinden farklı bir pozisyon sergilemeleri, birçok kez bakanlıklardaki ilgili personelin “nihai adres” olarak Cumhurbaşkanlığını işaret etmesi ve bizzat Cumhurbaşkanı’nın da aynı söylemi tekrarlaması. Yatırımcılar ise haklı olarak bu söylemin olgusal ve bilimsel dayanağını “sahibinden” duymak istiyorlar.
- Advertisement -

(2) Resimler, ‘çizgi’ler, kaybolan siyasî komiserler

O zamanlar photoshop yok. Ama başka şeyler var. Makaslar, rötuş kalem ve fırçaları, airbrush denen hava püskürtmeli boya enjektörleri; bir de her şeye ve herkese dil uzatmaya, saldırmaya, ısırmaya hazır, ahlâksız apparatçik ve dalkavuklar. Bugün midemizin kolay kolay kaldırmayacağı kadar iğrenç bir süreç; tarifi imkânsız derecede pis bir ortam. Artık istenmeyen kişileri önce Çeka, OGPU veya NKVD fizikman infaz ve imha ediyor. Ardından ikinci infazı, montajcı ve rötuşçular gerçekleştiriyor.

En Son Çıkanlar