Yazarlar

ODTÜ’deki mescit tartışması: Başka hayatlar ve otoriter sekülerlik

O zaman niye bu sertlik? Ya da: Neden başkalarının mutluluğu çoğalırken, kendilerinden hiçbir şey gitmediği halde kendilerini mutsuz hissediyorlar? Zamanla buldum bu sorunun cevabını: Karşılıklı korku... Başkalarının özgürlük alanının genişlemesinin zamanla kendi özgürlük alanını daraltacağına dair korku...

Kadim Mesele (3): ‘Kanun Türk’ü’

Daha baştan itibaren Cumhuriyet rejiminin zihninde "vatandaşlık" ile"etnisite" arasında bir ayrım vardı. Herkes ancak vatandaş olarak "Türk" olabilirdi. Mahmut Esat Bozkurt bunlara "Kanun Türk'ü" diyordu.

‘Özerklik’ günahlarınızı örter mi?

“Özerklik” ve “ayrı devlet” talep eden Kürtler değil, PKK ve HDP’dir. Kürtler adına birşey istemek PKK ve HDP’yi Kürtlerin temsilcisi yapmadığı gibi meşru da kılmaz. PKK’nın “Özerklik” talebi, Güneydoğu’yu tümden rehin almayı hedefleyen siyasi bir programın parçası.

Çam ağacı

1 Ocak gününü bir önceki ya da bir sonraki günden farklı kılacak bir önemi olmadığını bilsek de yine de umut eder, beklenti içine gireriz. Son yıllarda bende bir ritüel oluştu, yeni yıla Orhan Gencebay’ın ‘Batsın Bu Dünya’ şarkısını dinleyerek giriyorum. Hani olur batarsa, daha güzel bir dünya kurulur diye... O da belki…
- Advertisement -

Ümit Cizre and the reality of Turkish politics (2)

It is a cult that has become rich, powerful, and multi-national. It is also emphatically non-transparent. It is like an iceberg showing only one-tenth of its mass above the waterline. And below the surface, it resembles a labyrinthine secret society or illegal organization without however any incriminating conspiratorial documents about seizing political power. But power is what they are most after. And Cizre’s failure to even mention them leads to some very serious questions about the underlying bias in her approach to Turkish politics.

En Son Çıkanlar