Bir bisikletin insanın hayatında, daha doğrusu bir şehir dolusu insanın hayatında bu kadar önemli yer teşkil ettiğini Amsterdam'da gördüm ve gözlerime inanmakta zorluk çektim... Yaklaşık 800.000 kişinin yaşadığı bir şehirde 1 milyondan fazla bisiklet olduğunu söylesem şaka yaptığımı düşünmezsiniz değil mi?
Kızıl Ordu’ya katılıp İvan’la aynı mevzide yer alarak kendi memleketine düşmanlaşacak kadar nasıl bir kopuş yaşadı bu insanlar; bunu anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu. Bu muhalif olmakla açıklanacak bir durum değil.
Düşünün, ilkokul bitirme, on yaşında bir çocuk -- ve bu alçak namussuz aşağılık herif, yüzden yüz aşikâr ki komünist bir aileden geldiğimi bilerek, kasten, üstelik de sınıf birincisi olan bu küçük lapacı muhallebi çocuğunu (öyleydim) bozup üzerinde tepinmek için soruyordu bunu.
Bir uçta IŞİD’le tam anlamıyla düşman bir Türkiye. Çünkü IŞİD’in savunduğu İslam AKP tasavvurunun tam zıddı. Eğer AKP yeni Müslümanlığı tarif edebilirse, bu IŞİD’in ideolojik yenilgisi olacak. Aksine IŞİD’in manevi hakimiyet alanının genişlemesi ise AKP’nin Müslümanlık önerisini kadük edecek.