Hep söylendiği üzere Türkiye’nin iki zıt geleneğinin, devlete niteliğini veren temel yarılmanın karşıt taraflarına düşen kimliksel duruşların muhtemel işbirliğiydi aranan… Sosyolojik olarak çok zor olduğu açıktı.
Bu da belki yetenekli ama pek ahlâklı ve sportmen bir tip değil doğrusu. Bir diğer ham ervah. Bir dediği bir dediğini tutmuyor. Habire kıvırtıyor, habire değiştiriyor, “ben öyle demedim”lere baş vuruyor. Ve maalesef, tenis oynamıyor, politika yapıyor. Vukuatının bedeli insan hayatlarıyla ödeniyor.
Bu süreç, bir kopuşa yol açar mı? Bunun bölgeye, Kürtlere ve Türkiye'ye faturası ne olur? Barışçı bir çözüm, hangi temelde, yeni baştan gündeme gelebilir? Karmaşık bir süreçten söz ediyoruz.
HDP sözcüleri erken seçimde oylarını daha da artıracaklarını söylüyorlar, olabilir ama karşılığı olmayan pozisyonlarla değil, barışın gerçek olmasına katkıda bulunacak bir siyaset hattıyla olabilir.