İspanya’da darbe polemiği

İspanyol siyasetinde Türkiye’dekine benzer bir darbe polemiği patlak verdi. Toplumda henüz bir tedirginlik yok ama uzun yıllardan beri darbe gibi bir gündemi olmayan, Avrupa Birliği’nin parçası olan bir ülkede böyle bir gündem oluşması, yine de ilgi çekici.

Salgında 27 bin yurttaşını kaybeden İspanya bu kez de darbe tartışmasının içine düştü.

Tartışmayı, İspanya Başbakan Yardımcısı ve Podemos isimli özgürlükçü hareketin genç lideri Pablo Iglesias başlattı. Iglesias’ın hedefinde, İspanya’nın yükselen radikal sağ partisi Vox vardı. Onları darbecilikle suçladı ve “Darbe hoşlarına giderdi ama yapmaya cesaretleri yok” dedi.

Pablo Iglesias’la kabinede birlikte yer alan eşi, Eşitlik Bakanı 32 yaşındaki Irene Montero, Iglesias’tan da ileri iddialarda bulundu. Sağcıların orduya seslenen açıklamalar yaptıklarına ve gerçekten bir darbe hazırlığı içinde olabileceklerine dikkat çekti.

İspanya’daki sağ partilere yakın olan yayın organlarında ise hedefte Başbakan Yardımcısı Pablo Iglesias ve Başbakan Pedro Sanchez var. Sağcı gazeteler iki lideri sert şekilde suçlayan yazılar yayınlarken, “Asıl darbeci Pablo Iglesias’ın kendisidir” gibi ifadeler de kullandılar.

Pablo Iglesias, ana muhalefetteki merkez sağcı Partido Popular’ı 1939-1975 yılları arasında İspanya’yı zorbalıkla yöneten faşist general Franko’nun izinden gitmekle suçladı.

İspanya’nın yakın tarihi de bizim gibi darbe acılarıyla yüklü. Güncel darbe polemiği belki sokaktaki sıradan insanda henüz çok karşılık bulmasa da, darbe geçmişi bir olgu olarak hatıralarda yerini koruyor. Siyasette patlak veren polemiğe rağmen şimdilik toplumda ciddi bir darbe endişesi yok. Uzun yıllardan beri darbe gibi bir gündemi olmayan, Avrupa Birliği’nin parçası olan bir ülkede böyle bir gündem oluşması, yine de ilgi çekici.

Aykırı siyasetçi Iglesias

Iglesias’in lideri bulunduğu PODEMOS çok genç bir parti. 2014’te kuruldu ve 6 yıl içinde iktidar ortağı haline geldi. Aykırı fikirleriyle dikkat çeken PODEMOS İspanya’da yenilikçi rüzgârı arkasına aldı. “Avrupa’nın güneyi Alman kolonisi olmayacaktır”, “Milletvekili maaşları asgari ücretin üç katını geçmeyecek” gibi çarpıcı söylemlerle popülerlik kazandı.

Partinin lideri 1978 doğumlu Pablo Iglesias’ın bazı sözleri de ortalığı karıştırıyor. İspanyol sağcılarının iddiasına göre Iglesias İspanyol kraliyet ailesi için giyotin göndermeli espriler yapıyor, Eta terörünün kurbanlarıyla dalga geçiyor. Ona İspanya’dan ayrılmayı savunan  Barselona merkezli Katalan ayrılıkçılarının avukatlığını üstlendiği iddiası, ona yönelik bir başka suçlama…

Kısacası Iglesias İspanya’nın devlet normallerinin çoğuna ters düşüyor. Şu an Başbakan Yardımcısı olsa da, “iktidardaki muhalefet” gibi bir havası var. Baktığınız açıya göre “korkunç çocuk” veya “harika çocuk” olarak görebileceğiniz biri.

Darbe geçmişi

Darbecilik İspanyol tarihinin yabancı olduğu bir konu değil. Son darbe girişimi 39 yıl önce, 1981’de gerçekleşti. Üzerinden bugün bile komplo teorileri üretilen bir olay bu. İspanya’nın üçüncü büyük şehri olan Valencia’nın darbecilerin eline geçmesinden sonra 23 Şubat 1981’de askerler İspanyol Parlamentosu’nu bastı. Parlamento direndi, darbeciler püskürtüldü.

Darbecilikle suçlanan Vox

Darbecilikle suçlanan Vox da genç bir radikal sağ parti. Vox’un lideri Santiago Abascal partisini anti-faşist, anti-nazi ve anti-komünist olarak tanımlasa da ırkçı söylemlerin başını çekiyor. Koşulsuz vatandaşlık gelirine karşı çıkıyor, böyle bir gelirin yasadışı göçü hızlandıracağını iddia ediyor.

Abascal, bu bağlamda İspanya’da oldukça kalabalık bir topluluk oluşturan  Faslıları bir tehdit olarak görüyor, Faslı Youtuberlarla polemiğe de giriyor. Abascal, 3 Haziran’da İspanyol Meclisinde, Podemos ve Psoe’nin koalisyonundan oluşan İspanyol hükümetini “siz hükümet değilsiniz, siz uyuşturucu diktatörlüklerinin bir kolusunuz” diye suçlayan bir konuşma da yaptı.

İspanya ile kültürel, siyasi ve ekonomik farklılıklarımız darbecilik ve darbe tartışmaları konusunda benzeşmemize engel teşkil etmiyor.